Thursday, February 9th, 2012

Meslek Lisesi Memleket Meselesi

Öğretmenler Odası Haber Servisi | Aralık 2, 2009 |   ·   Yorum yok
Sponsor Reklam >> İstanbul içi siparişlerde kısa süreliğine,3 kg yayla balı 150TL değil 120TL
Milli Eğitim Bakanı Çubukçu, Danıştay’ın katsayı kararını, “Hukukî değil. Gençlerin ve benim vicdanımda hiçbir karşılığı yok. Adil değil.” şeklinde değerlendirdi. Çubukçu, şu aşamada kanunî düzenlemeye ihtiyaç bulunmadığını belirtirken ekledi: “Dünyadan kopuk bu sistem daha ne kadar sürecek? Meslek lisesi memleket meselesi. Çözüm için üzerimize ne düşerse yapacağız.”

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Danıştay’ın katsayı konusundaki yürütmeyi durdurma kararını ‘hukuka uygun bulmadığını’ açıkladı. Çubukçu, “YÖK’ün 1998 yılında katsayı kararını almaya yetkisi varsa, bugün bu kararı kaldırmaya da yetkisi vardır.” dedi.

TBMM kulisinde gazetecilerin sorularını cevaplandıran Çubukçu, dünya ile rekabet edecek gençleri yetiştirmek zorunda olduklarının altını çizdi. Koç Holding’in yürüttüğü ‘Meslek lisesi memleket meselesi’ projesine destek veren Çubukçu, “Tüm dünyadan kopuk bir sistemi daha ne kadar sürdüreceğiz?” diye sordu. Bakan, “Açık söylüyorum, bu çok zor ve sıkıntı verici bir karar oldu. İnşallah ümit ediyorum ki karar böyle çıkmasın. Yürütmeyi durdurma verildi ama karar verilmedi.” ifadelerini kullandı. Bu aşamada sınav tarihlerinin değişmeyeceğini de kaydetti.

Bakan Çubukçu, YÖK’ün böyle bir karar almaya ‘hakkının ve yetkisi’nin bulunduğuna dikkat çekti. Katsayının kaldırılması kararının Milli Eğitim Bakanlığı ile koordineli bir şekilde verildiğini hatırlattı. Bu konunun tüm eğitim sistemini doğrudan ilgilendirdiğini anlatan Çubukçu, “Makine bölümünde okuyan, makine mühendisliğine giremiyor. Çok başarılı teknik okul öğrencileri, mühendislikte belki çok daha başarılı olacak. Bu kararın tek bir boyutta ele alındığını düşünüyorum. Meslek liseleri içerisinde oransal olarak çok düşük olmasına rağmen imam-hatipler baz alınarak verildiğini düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

Çubukçu, “Umduğunuz gibi bir sonuç çıkmazsa, kalıcı bir çözüm için kanuni değişiklik öngörüyor musunuz?” sorusuna, “Ben şu aşamada kanuni değişiklik gerektiğini düşünmüyorum. Ama gerekli olursa o konuda bakanlık olarak, YÖK ile Türkiye’nin geleceğine yönelik olarak gördüğümüz ve çok önemsediğim bu meselenin çözümü için üzerimize ne düşerse o yönde çaba sarf edeceğiz.” karşılığını verdi. Hukuk devletinde özellikle anayasal kurumların yetkilerini aldıkları kanundan hareket ettiklerini belirten Çubukçu, şöyle devam etti: “YÖK de buna uygun davrandı. Buna uygun hareket etmediğini düşünürsek, YÖK’ün böyle bir yetkisi olmadığını düşünürsek, YÖK’ün 1998 yılında aldığı katsayı kararının da hukuka uygun olmadığını düşünürüz. Açık söylüyorum Danıştay, ‘YÖK bu kararı alamaz’ diyorsa YÖK, 1998 yılındaki kararı da alamazdı o zaman. Onu alabildiğine göre bunu da alabilir. Ben bir hukukçu olarak bunu kendime izah edemiyorum.”

Çubukçu, bir soru üzerine bu aşamada sınav tarihlerinin değişeceğini düşünmediğini dile getirdi. “Bir öğrenci meslek okulunda okuyor diye doktor olamayacağı dünyanın neresinde var?” diye soran Çubukçu, Danıştay kararının ‘öğrencilerin yükseköğrenim tercihlerini ve hayallerini engellemeye yönelik’ olduğunu kaydetti. Çubukçu, “Vicdani karşılığı olmayan hiçbir şey adil değil. Bunun, gençlerin ve benim vicdanımda da hiçbir karşılığı yok. Adil bulmuyorum.” değerlendirmesinde bulundu. Yargının kararlarını verirken ülkenin geleceğine dair planlamalarını da dikkate alması gerektiğini belirtti.

Dünyada hızla değişen eğitim sistemine Türkiye’nin de entegre olması gerektiğini vurgulayan Çubukçu, “Meslek lisesi meselesinin memleket meselesi olduğunu düşünüyorum. MEB olarak bunun, geleceğe dönük planlamamız açısından çok çok önemli olduğunu düşünüyorum. Dünyayla rekabet eden genç nesli iyi yetiştirmek istiyorsak bugün bu planları doğru yapmak zorundayız.” diye konuştu.

Mustafa Kalaycı (MHP Konya Milletvekili): Her türlü desteği vermeye hazırız

İstanbul Barosu, siyasi davranıyor. Bugüne kadar yaptıkları herkesin mağlumu. Mahkemeye gitmesi iyi niyetten uzak. Sırf nasıl engelleriz yaklaşımı. Danıştay’ın katsayı kararı da adaletsiz. Binlerce öğrenci ve aile mağdur edildi. 50 yıl yürürlükte kalacak yasal bir düzenlemeye ihtiyaç var. Parti olarak eğitimde fırsat eşitliği için yapılacak tüm düzenlemelere destek vermeye hazırız. Geleceğimiz olan çocuklarımızı haksız uygulamalarla niye mağdur edelim? Burada ülke zarar görüyor. Danıştay daha önce katsayı ile ilgili tüm yetkinin YÖK’te olduğuna karar vermişti. Burada kendisiyle çelişen bir yüksek mahkeme görüyoruz. Bu işi sağlam kazığa bağlamak lazım.

Hakkı Öznur (Birlik Akademisi Başkanı): Danıştay, adaleti kafesledi

Türkiye, bürokratik oligarşi rejimine dayanan bir sürece sürüklenmeye çalışılıyor. Darbeciliği açık bir şekilde savunan baronun siparişiyle verilen bu karar asla kabul edilemez. Toplumsal barışın temeline dinamit konuldu. Danıştay, bu girişimiyle adaleti kafesledi. Demokrasiyi yok sayan 28 Şubat sürecinin halen devam ettiğini hatırlatmak istedi. Asıl sorun tek parti özlemcisi, antidemokratik uygulamalarının devam ettirilmesini isteyen jakoben bir grubun Türkiye’nin daha çok demokratikleşmesini engellemeye çalışması. Yargı hukuk içinde kalması gerekirken, maalesef faşizan rejim peşinde koşanların sözcülüğüne soyunmuş gibi hareket ediyor.

Nurettin Özgenç (Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler Derneği Başkanı):

‘Meslek lisesi memleket meselesi’ diyenler neden suspus oldu?
Sanayi ve küçük işletmelerin nitelikli insan gücüne ihtiyacı var. Bunun kaynağı meslek liseleri. Membanın kurutulmasına göz yumulmamalı. Hani nerede meslek odaları, Türk sanayici işadamları dernekleri ve ‘meslek lisesi memleket meselesi’ diye övünenler? Şimdi neden suspus oldular? Türkiye’nin örnek almaya çalıştığı AB ülkelerinde mesleki eğitimin oranı yüzde 69, Türkiye’de ise bu oranın yarısı. Hükümetimizden ve YÖK’ten bu konuda kalıcı çözümler getirilmesini istiyoruz.

Hasan Cemal (Milliyet): ‘Tek tip insan’ öngören kışla zihniyetinin ürünü

Danıştay 8. Dairesi’nin iptal kararı, bir yandan Türkiye’de sanayinin büyük ihtiyaç duyduğu mesleki ve teknik eğitime darbe indirirken, öte yandan ‘imam-hatip meselesi’ni de bir yara olarak yeniden gündeme taşımış oldu. Yazık! İsmet Berkan’ın deyişiyle: “Kararın Anayasa’da yazılı eşitlik prensibine dayandırılması ve katsayı eşitliğinin öğrenciler arasındaki eşitliği bozacağının söylenmesi şaka gibi bir şey. İşçisin sen işçi kal, deniyor insanlara. Motor meslek lisesine mi gittin, en fazla motor teknisyeni ol, bir fabrikada veya servis istasyonunda işe gir, hayatta ancak bu kadar ileri gidebilirsin, mühendislik fakültelerini veya hukuk vs. sosyal bilim okullarını rüyanda bile görme!” Danıştay’ın bu kararı için eşitlikle de, özgürlükle de pek öyle bağdaşmayan, tek tip insan yetiştirmeyi öngören bir ‘kışla zihniyeti’nin ürünü de denebilir. Danıştay, YÖK’ün katsayı uygulamasını kaldıran kararını iptal ederken asıl hedefi, imam-hatiplilere üniversite yolunu kesmekti. Bu konuda herhangi bir kuşku olduğunu sanmıyorum.

Ali Duru (Ceyhan Ticaret Odası Başkanı): Gençlerin geleceğiyle oynamak kimseye fayda sağlamaz

Bu kararın tekrar gözden geçirilmesi gerekmektedir. On binlerce gencin geleceğiyle oynamanın hiç kimseye bir faydası yok. Çocuklarımız geleceklerinden endişe etmeye başladı. Yeter artık, bu çocukların psikolojileri bozuluyor.

Ahmet Turan Titirinli (Ceyhan Girişimci İşadamları Derneği Başkanı): Dünyada böyle bir model yok

İş dünyası açısından durum çok vahim. Danıştay ne yapmak istiyor? Amacı tek tip insan yetiştirmek mi? Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir model yok. Dünyada varlığınızı ispat etmek istiyorsanız her alanda mesleki eleman yetiştirmek zorundasınız. Bunun için de meslek liseleri kalifiye eleman yetiştirecek duruma gelmeli. Danıştay bu kararı iptal ederken bunları hesapladı mı?

Hazim Sesli (Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonu Başkanı): Asıl darbe iş dünyasına yapıldı

Bu karar telafi edilmezse beyin göçü tetiklenebilir. Danıştay’ın kararı öğrenciler kadar iş dünyasının umutlarını da suya düşürdü. Bu anlamsız karar, üniversite mezunu öğrencileri ara eleman konumuna düşürecek. Bu da açık bir haksızlık.

Doç. Dr. Mustafa Şentop (Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi): Danıştay’ın barolara verdiği dava açma yetkisi tam bir hukuksuzluk

İstanbul Barosu, meslek liseleriyle ilgili Danıştay’a dava açamaz. Böyle bir yetkisi yok. Kanun, menfaat gerekçesi arıyor. Kendi menfaati ihlal edilen kişiler, ancak dava açabilir. Baronun burada bir menfaati yok. Danıştay, bu talebi kabul ederek hukuksuzluğa zemin hazırladı. Bunu da imam- hatiplilerin önünün kesilmesi için yaptılar. Karar, hukuktan uzak, tamamen siyasi.

Toplam 67 kez,bugün 0 kez okundu.

İlginizi çekebileceğimizi düşündüğümüz benzer yazılar...

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Konu hakkında ki düşünceleriniz! (0)

Sitemiz güvenlik nedeniyle ziyaretçilere kısıtlanmıştır.Yorum eklemek için giriş yapınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayınız.

Reklam / İstanbul Matematik, Fizik, Geometri özel ders

Son Yazılar