”Türkiye’de linç girişimleri, kendine özgü bir rutine oturmuş durumda. En çok Kürtleri, zaman zaman solcuları, bir de eşcinselleri ve ‘Sapkın’ sayılan başka cinsiyet gruplarını hedef alıyor.” (Kitaptan)
Tarihimizde pek çok örneği bulunan, bugün de gayet olağan bir şekilde sürüp giden linçler silsilesi, Türkiye’de sürekli bir linç “rejimi”nin var olduğunu düşündürüyor.
Hepsinin bahanesi ya da hedef aldığı kesimler, isimler birbirine benziyor. Bunlar eskiden azınlıklar, daha yakın zamanda Aleviler, komünistler olurdu; şimdilerde linç, PKK’yı bahane ederek Kürtlere yöneliyor. Linçleri besleyen tarih anlatısı, “millî” eğitimden itibaren resmî ağızlarca yaygınlaştırılan düşmanca ırkçı-etnisist söylemler barındırıyor. Yaşanan linç girişimlerine bunların izdüşümleri olarak da bakmalı.
Tanıl Bora, Türkiye’nin Linç Rejimi’nde, bahanesi ve meşrulaştırma mekanizmaları hep hazır tutulan linç eylemlerinin analizini sunuyor. Nazi Almanya’sı ile halimizi karşılaştırarak… TV dizilerinin bu işteki rolüne işaret ederek… Son yıllardaki linç girişimlerinin inanılması zor dökümünü sunarak… “Linç, en aşikâr medeniyet kaybıdır. Linçin sıradanlaştığı, kolektif bir utanç yaratmadığı, infiâl uyandırmadığı bir toplum, toplum olma vasfını yitirir” sözlerinin altını çizerek…
Tanıl Bora’nın basım yılı 2008 olan ama maalesef güncelliğini hiç yitirmeyen kitabı ‘Türkiye’nin Linç Rejimi’, Birikim Yayınları etiketiyle kitapçılarda.
Toplam 77 kez,bugün 0 kez okundu.
İlginizi çekebileceğimizi düşündüğümüz benzer yazılar...Tags: 2008, Aleviler, Birikim Yayınları, Eşcinsel, Etnisist, Irkçı, Kitap, Komünistler, Kürt, Kürtler, Linç, Milli, Nazi Almanyası, PKK, Rejim, Sapkın, Solcu, Tanıl Bora, Türkiye
Sitemiz güvenlik nedeniyle ziyaretçilere kısıtlanmıştır.Yorum eklemek için giriş yapınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayınız.