<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Öğretmenler Odası &#124; Eğitim,Haber,Özel Ders,İlan,İhaleler,Üniversiteler,Sınavlar,Sbs,Ygs,Lys,Kpss,Kpds,Ales &#187; Yeşil Yaşam</title>
	<atom:link href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/category/yesil-yasam/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go</link>
	<description>Tüm Branşlar Tek Odada</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Jan 2012 15:06:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>&#8220;Kuzular ölü doğuyor&#8221;</title>
		<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/kuzular-olu-doguyor.htm</link>
		<comments>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/kuzular-olu-doguyor.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Oct 2011 15:12:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İstanbul Editörü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeşil Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Afşin]]></category>
		<category><![CDATA[çevre ve sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Elbistan]]></category>
		<category><![CDATA[kemal özbenli]]></category>
		<category><![CDATA[kuzu]]></category>
		<category><![CDATA[ölü hayvanlar]]></category>
		<category><![CDATA[saka hayvanlar]]></category>
		<category><![CDATA[sakat doğan hayvanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Santral]]></category>
		<category><![CDATA[sugözü]]></category>
		<category><![CDATA[Termik Santral]]></category>
		<category><![CDATA[yatağan]]></category>
		<category><![CDATA[Yumurtalık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ogretmenlerodasi.org/go/?p=11003</guid>
		<description><![CDATA[Adana&#8217;nın Yumurtalık ilçesindeki Sugözü Termik Santrali&#8217;nin çevre ve sağlık sorunlarına neden olduğunu iddia edildi. Sugözü Köyü Çevre Koruma Derneği Başkanı Kemal Özbenli, yaptığı açıklamada, santralin<br /><br /><a href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/kuzular-olu-doguyor.htm">Continue Reading </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Adana&#8217;nın Yumurtalık ilçesindeki Sugözü Termik Santrali&#8217;nin çevre ve sağlık sorunlarına neden olduğunu iddia edildi.</strong><br />
Sugözü Köyü Çevre Koruma Derneği Başkanı Kemal Özbenli, yaptığı açıklamada, santralin kurulmasından sonra sakat ve ölü buzağılar ile kuzuların doğmaya başladığını, yetkililerin de sorunlarına sahip çıkmadıklarını söyledi.</p>
<p>Sakat doğan hayvanlarda yaptırdıkları tahlillerde hiçbir hastalığın çıkmadığını aktaran Özbenli, &#8220;Bu durum ise bizi daha da endişelendirdi. Termik santralden çıkan zehirli gazlar nedeniyle, hayvanlarımızın genetik yapısının değiştiğini düşünüyoruz. Ve yakın gelecekte çocuklarımızın da sakat doğacağından endişe ediyoruz&#8221; dedi.</p>
<p>Sugözü&#8217;nde olduğu gibi Afşin–Elbistan, Yatağan gibi termik santral kurulu diğer yörelerde de kanser vakalarının, sakat ve ölü hayvan doğumlarının arttığını, üzüm bağlarının kuruduğunu öne süren Özbenli, bu olumsuzlukların bir tesadüf olmadığını savundu.</p>
<p>Sivil toplum örgütü olarak çevre koruma konusunda faaliyet gösterdiklerine işaret eden Kemal Özbenli, nedenini anlayamadıkları bir şekilde Yumurtalık ilçesindeki idari makamların termik santrali protesto etmelerine izin vermediğini ifade etti.  Özbenli, İçişleri Bakanlığı&#8217;nın açık genelgesi karşısında, bundan böyle dernek olarak idari makamlardan izin almadan belirlenecek bir tarihte Sugözü Termik Santrali önünde basın açıklaması yapacaklarını sözlerine ekledi.</p>

<p class="sayac_bilgi">Toplam 77 kez,bugün 0 kez okundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/kuzular-olu-doguyor.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sakız ağaçları için</title>
		<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/sakiz-agaclari-icin.htm</link>
		<comments>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/sakiz-agaclari-icin.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Oct 2011 14:59:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İstanbul Editörü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeşil Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[2008]]></category>
		<category><![CDATA[2016]]></category>
		<category><![CDATA[çeşme yarımadası]]></category>
		<category><![CDATA[falım]]></category>
		<category><![CDATA[klonlama]]></category>
		<category><![CDATA[sakız ağaçları]]></category>
		<category><![CDATA[sakız ağaçlarına sevgi aşılıyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[tema vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[tr]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ogretmenlerodasi.org/go/?p=11001</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Sakız ağaçlarına sevgi aşılıyoruz&#8221; adlı proje ile Çeşme Yarımadası&#8217;nda yer alan sakız ağaçları rehabilite ediliyor. Bölgede sürdürülen rehabilitasyon çalışmalarında, klonlama yöntemiyle verimli sakız ağaçlarının gen<br /><br /><a href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/sakiz-agaclari-icin.htm">Continue Reading </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Sakız ağaçlarına sevgi aşılıyoruz&#8221; adlı proje ile Çeşme Yarımadası&#8217;nda yer alan sakız ağaçları rehabilite ediliyor.</strong></p>
<p>Bölgede sürdürülen rehabilitasyon çalışmalarında, klonlama yöntemiyle verimli sakız ağaçlarının gen kaynakları koruma altına alınacak.</p>
<p>Falım ve TEMA Vakfı işbirliğiyle, Türkiye’nin yerel ve ekonomik değerlerinden biri olan Sakız Ağacını bölgeye ve Türkiye ekonomisine yeniden kazandırmak amacıyla Ekim 2008’de başlatılan “Sakız Ağaçlarına Sevgi Aşılıyoruz” Projesi, yeni bir döneme başlıyor.</p>
<p>Bugüne dek 3 bine yakın fidan dikiminin yanı sıra çok sayıda canlandırma ve aşılamanın gerçekleştirildiği projenin 2016 yılına kadar sürdürülmesi kararını alan Falım ve TEMA Vakfı, önümüzdeki 4 yılda uygulayacağı klonlama yöntemiyle sakız ağaçlarını yok olma tehlikesine karşı güvence altına alarak, verimliliklerini artıracak.</p>
<p>Sakız ağacı projesinin heyecanla sarıldığı bir proje olduğunu belirten TEMA Onursal Kurucu Başkanı A. Nihat Gökyiğit, doğayla dost üretim sistemlerinin geliştirilmesi gerektiğini ve sakız ağacı projesinin bu anlamda çok değerli olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi: “Proje, peyzaj bakımından çok gösterişli, her daim yeşil olan bu ağacın verimli hale getirilmesi, yaşatılması ve genişletilmesini teşvik edecek. Yabani sakız ağaçlarının verimli hale getirilmesinde, çok sabır ve teknik araştırmalar gerektiren çalışmalarımız, ümitli neticeler vermeye başladı. Falım’ın desteğiyle çalışmalarımız ivme kazandı. Bu nedenle desteğini sürdüren Falım’a TEMA’nın takdirlerini ifade etmek isterim.”</p>
<p>Yeni dönemde yapılacak olanlar çalışmalara değinen TEMA Genel Müdür Vekili Dr. Hikmet Öztürk, projeyle tehlike altındaki verimli sakız ağaçlarının oluşturduğu üstün gen kaynaklarının güvenli bir alanda korunmasının sağlanacağını belirtti: “Klonlama, bugün doğada birçok alanda kullanılan bilimsel bir yöntem. Aslında bir menekşe sürgününü alıp suda köklendirdikten sonra başka bir saksıda büyütmek de bir klonlamadır. Çeşme Yarımadası’nda belirlediğimiz verimi yüksek tüm sakız ağaçlarını, aşı kalemleri almak için kaynak ağaç olarak kullanacağız. Aldığımız aşı kalemlerini altlık fidanlara aşılayacağız. Üretilen aşılı fidanları özel bir desenle araziye dikilecek. Diktiğimiz fidanlar sağlıkla büyüyerek verimli bir sakızlığa dönüşecek.”</p>
<p>Tesiste yer alan fidanlarla uzun vadede verimli bir sakızlık alan oluşturmanın mümkün olacağına da değinen Öztürk, “2016 yılına kadar devam edeceğimiz klon parkı tesisi ile tehlike altındaki sakız ağaçlarımızı artık yok olma tehlikesine karşı daha güvenilir bir alanda güvence altına alıp, verimliklerini de garanti altına almış olacağız” dedi.</p>

<p class="sayac_bilgi">Toplam 67 kez,bugün 0 kez okundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/sakiz-agaclari-icin.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Plastik torbalar İtalya&#8217;da yasak</title>
		<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/organik-yasam/plastik-torbalar-italyada-yasak.htm</link>
		<comments>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/organik-yasam/plastik-torbalar-italyada-yasak.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Dec 2010 21:58:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İstanbul Editörü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Organik Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Plastik]]></category>
		<category><![CDATA[plastik endüstri]]></category>
		<category><![CDATA[plastik torba]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ogretmenlerodasi.org/go/?p=10356</guid>
		<description><![CDATA[İtalyan Çevre Bakanı &#8220;Sürdürülebilir bir yaşamda sadece hayatımızda küçük değişiklikler yapmamız yeterli. Bu küçük değişikliklerle gezegeni koruyabiliriz.&#8221; diyor. Bu açıklamanın nedeni ise İtalya&#8217;da 1 Ocak<br /><br /><a href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/organik-yasam/plastik-torbalar-italyada-yasak.htm">Continue Reading </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İtalyan Çevre Bakanı &#8220;Sürdürülebilir bir  yaşamda sadece hayatımızda küçük değişiklikler yapmamız yeterli. Bu  küçük değişikliklerle gezegeni koruyabiliriz.&#8221; diyor.</p>
<p>Bu  açıklamanın nedeni ise İtalya&#8217;da 1 Ocak 2011&#8242;den itibaren doğada  çözülemeyen, tek kullanımlık plastik torbaların yasaklanacak olması.</p>
<p>Bu  yasağa doğal olarak plastik endüstrisi tepki gösterdi. Kuralların net  olmadığını söylediler. Onların bu tepkisine bakanlığın cevabı ise &#8220;Bu  yasa 2010 yılının Ocak ayında çıkacaktı. Ancak plastik endüstrisi bu  konuda kendi planlamasını yapabilsin diye yasağı bir yıl erteledik. Bu  yeterli değil mi?&#8221; yanıtını verdi.</p>
<p>Doğada çözünebilir nitelikteki plastik torbaların kullanım sırasında  parçalanması da tartışmalardan biri&#8230; İtalya&#8217;da yapılan bir araştırmada  ise tüketicilerin yüzde yetmişbeşinin doğada çözünen plastik torbaları  tercih ettiği ortaya çıktı.</p>

<p class="sayac_bilgi">Toplam 170 kez,bugün 0 kez okundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/organik-yasam/plastik-torbalar-italyada-yasak.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Araba kullanırken dikkat</title>
		<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/kuresel-isinma/araba-kullanirken-dikkat.htm</link>
		<comments>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/kuresel-isinma/araba-kullanirken-dikkat.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2010 18:37:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İstanbul Editörü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Küresel Isınma]]></category>
		<category><![CDATA[Devir]]></category>
		<category><![CDATA[Egzoz]]></category>
		<category><![CDATA[Ekolojik Yaşam Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Karbondioksit]]></category>
		<category><![CDATA[Lastik]]></category>
		<category><![CDATA[Motor Yağı]]></category>
		<category><![CDATA[Oktay Uludağ]]></category>
		<category><![CDATA[Otomobil]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarruf]]></category>
		<category><![CDATA[Yağ Değişimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ogretmenlerodasi.org/go/?p=7067</guid>
		<description><![CDATA[Basit yöntemlerle uygulanabilen ekonomik sürüş, karbondioksit salımını yüzde 20 azaltıyor&#8230; &#8221;Ekolojik Yaşam Rehberi&#8221; adlı yayında yer alan Oktay Uludağ imzalı yazıda, karbondioksit salımına karşı çevreci<br /><br /><a href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/kuresel-isinma/araba-kullanirken-dikkat.htm">Continue Reading </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Basit yöntemlerle uygulanabilen ekonomik sürüş, karbondioksit  salımını yüzde 20 azaltıyor&#8230;</strong></p>
<p>&#8221;Ekolojik Yaşam Rehberi&#8221; adlı yayında yer  alan Oktay Uludağ imzalı yazıda, karbondioksit salımına karşı çevreci  sürüş önerilerine yer verildi.</p>
<p>Çalışmada, devir yükseldikçe yakıt tüketimi ve  karbondioksit salımının arttığı belirtilerek, aracın yüksek viteste 2  bin &#8211; 2 bin 500 devir hızında yol alması tavsiye edildi.</p>
<p>Otomobilin hareket  gücünün kullanılması, gerekmedikçe frene basılmaması gibi önerilerin de  yer aldığı çalışmada, &#8221;Üç dakikalık rölantide beklemeniz saatte 50  kilometre hızla 1 kilometre yol yapmanız anlamına gelir. Bu nedenle 20  saniye ve üzerinde beklemelerde motoru durdurmak avantaj getirir&#8221; gibi  bilgilere de yer verildi.</p>
<p>Çalışmada, sürüş sırasında sakin olunması, ani  kararlardan kaçınılarak hızda dalgalanma yaratılmaması gerektiği de  belirtilerek, şu tavsiyelerde bulunuldu:</p>
<p>&#8221;Gereksiz ağırlıklardan kurtulun. Otomobilinizdeki  her 20 kilogram ağırlık yakıt tüketiminizi yaklaşık yüzde 1 artırır.</p>
<p>Lastik havalarınızı  kontrol edin. Düşük basınçlı lastikler hem yol tutuşunuzu kötü etkiler  hem de fren mesafesini uzatır. Yaklaşık 0.2 bar az basınçlı bir lastik,  yola daha fazla temas edeceğinden yüzde 10&#8242;a kadar yakıt tüketimini  artırır.</p>
<p>Aracınızın  bakımını düzenli yaptırın, egzoz emisyonunu ölçtürün. Bu bakımlar ve  ölçümler yasal şart olmaktan öte otomobilinizin ihtiyacı. Örneğin yağ  değişimini biraz geciktirseniz, aracın verimi düşer ve yakıt tüketimi  artar. Aynı durum, egzoz, filtreler gibi bileşenlerde meydana gelecek  küçük aksaklıklar için de geçerli.</p>
<p>Klima gibi yardımcı araçları gerektiğinde kullanın.  Klimanın yakıt üketimini ne kadar artırdığı zaten biliniyor. Sadece bu  değil, ön ve arka camrezistansları da bazen gerekmediğinde de  kullanılıyor. Bu göze çarpmayan tüketim bile büyük oranda enerji kaybına  yol açabilir.</p>
<p>Kaliteli  motor yağı ve enerji tipi lastik kullanın. Yağın kalitesi motorun çok  yüksek ve çok düşük sıcaklıklarda dahi performanslı çalışmasını sağlar,  yakıt tüketimini direkt düşürür. Bu tasarruf, şehir içi trafikte yüzde  5&#8242;e kadar çıkar. Lastiklerin sürtünme katsayısı, fren mesafesi ve yol  tutuşu da tüketimi doğrudan etkileyen faktörlerin başında geliyor.&#8221;</p>

<p class="sayac_bilgi">Toplam 115 kez,bugün 0 kez okundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/kuresel-isinma/araba-kullanirken-dikkat.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rüzgarın gücü</title>
		<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/cevre-bilim/ruzgarin-gucu.htm</link>
		<comments>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/cevre-bilim/ruzgarin-gucu.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2010 18:32:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İstanbul Editörü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çevre Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Başkanı Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Airtricity]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Buğday]]></category>
		<category><![CDATA[Climate and Renewables]]></category>
		<category><![CDATA[Deutsche Welle]]></category>
		<category><![CDATA[Jens_Peter Saul]]></category>
		<category><![CDATA[Pamuk]]></category>
		<category><![CDATA[Randall Smith]]></category>
		<category><![CDATA[Rüzgar enerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[Rüzgarın gücü]]></category>
		<category><![CDATA[Senatör Rodney Ellis]]></category>
		<category><![CDATA[Steve Trenholm]]></category>
		<category><![CDATA[Sübvansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Teksas]]></category>
		<category><![CDATA[Washington]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ogretmenlerodasi.org/go/?p=7064</guid>
		<description><![CDATA[Petrol zengini Teksas elektrik ihtiyacının yüzde onunu rüzgârdan karşılıyor. ABD Başkanı Obama, Teksas modelini Amerika geneline yaymaya kararlı. ABD hidrolik ve güneş enerjisi kadar, ülkenin<br /><br /><a href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/cevre-bilim/ruzgarin-gucu.htm">Continue Reading </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Petrol zengini Teksas elektrik ihtiyacının yüzde onunu rüzgârdan  karşılıyor. ABD Başkanı Obama, Teksas modelini Amerika geneline yaymaya  kararlı.</strong></p>
<p>ABD hidrolik ve güneş enerjisi kadar, ülkenin  merkezi bölümlerinde rüzgâr enerjisinden de yüksek miktarda elektrik  üretme imkanlarına sahip. Rüzgar enerjisinin toplam elektrik  üretimindeki payı 2009’da yüzde iki olmuştu.</p>
<p>Deutsche Welle Türkçe&#8217;nin  bu konuda yaptığı haber şöyle:<br />
Randall Smith Rüzgâr enerjisinin  anavatanı sayılan Teksas eyaletinde bu oran yüzde onu buluyor. Rüzgar  türbinlerinin toplu halde bulunduğu, dünyanın en büyük rüzgâr parkı da  bu eyalette. Dallas’ın batısındaki bin nüfuslu Roscoe kasabasında  şiddetli rüzgâr esiyor.</p>
<p>50  yaşındaki Randall Smith, buğday ve pamuk tarlaları ile otlaklarının  arasından uzanan yolda ilerlerken aynı zamanda üçüncü işiyle de  ilgileniyor. Hem hayvancılık, hem çiftçilik yapıyor. Üçüncü mesleği ise  müteahhitlik.</p>
<p>Rüzgâr, fakirleşen çiftçinin umudu oldu</p>
<p>Teksaslı çiftçinin  ürünleri son yıllarda iyi para etmiş ama iki yakasını bir araya  getirmekte yine de zorlanıyor. Öncelikle gençler baba mesleğini bırakıp  şehirlere yerleşiyorlar. Kasabadaki dükkanların çoğu kapanmış, binalar  bakımsız, yakın çevrede petrol kuyuları da yok. Ama Randall Smith’in  durumu son yıllarda oldukça düzelmiş. Maddi durumunu da Roscoe&#8217;yi  çepeçevre saran rüzgâr türbinlerine borçlu.</p>
<p>Airtricity adlı bir İrlanda şirketi 34 büyük toprak  sahibiyle anlaştıktan sonra 2006 yılında bölgeye ‘yel değirmenleri’  dikmeye başlamış. Bir yıl sonra da projeyi E.ON Climate and Renewables’e  devretmiş. Zamanla projeye katılan çiftçilerin sayısı 400’e çıkmış. 600  rüzgâr türbininden oluşan enerji parkı 780 megavat elektrik üretiyor.</p>
<p>ABD&#8217;nin eko enerji  potansiyeli yüksek</p>
<p>E.ON&#8217;un  Roscoe temsilcisi Steve Trenholm, bol rüzgâr almaları kadar, karayolu  bağlantılarıyla havai hat şebekesinin gelişmiş olmasının ve rüzgâr  türbini dikilmesine elverişli geniş arazilerin bulanmasının da önemli  bir avantaj olduğunu belirtiyor. Trenholm, projenin sürekli  genişlemesindeki en önemli faktörün arazi sahiplerinin desteği olduğunu  ve eyalet yönetiminin gerçekçi enerji politikası uyguladığını sözlerine  ekliyor.</p>
<p>Petrol  zengini Teksas elektrik ihtiyacını kısmen yenilenebilir enerjilerden  kazanmaya başından beri kararlıydı. Washington yönetimi şimdi buradaki  standartları bütün ülkeye yaymaya çalışıyor. Ama önünde Senato engeli  duruyor. Rüzgâr enerjisi sübvansiyonları da 2012 yılında sona erecek.  Belirsizlikle güvensizliğe küresel mali kriz de eklenince Amerikan  rüzgâr enerjisi piyasası ağır bir darbe aldı.</p>
<p>Kriz rüzgârın hızını  kesemedi</p>
<p>Konu,  mayıs ayı sonlarında Dallas’ta düzenlenen uluslararası rüzgâr enerjisi  konferansında da ele alındı. Merkezi Danimarka’nın Brande kentinde  bulunan Siemens Wind Power şirketinin genel müdürü Jens_Peter Saul  ABD’nin tek tip enerji standardına ve değişen şartlara adapte olabilen  bir enerji politikasına ihtiyacı olduğunu söylüyor. Saul Dallas’taki  konferansta Amerikan yenilenebilir enerji piyasasında durgunluk  saptamadıklarını ve Siemens’in iş hacmini genişlettiğini, “Daha dört yıl  öncesine kadar burada üç elemanımız vardı ve tek bir kontrat dahi  imzalamamıştık. Şimdi ise piyasanın üçüncü ismiyiz ve 1 600 kişi  çalıştırıyoruz”, şeklindeki sözlerle anlattı.</p>
<p>Teksas, rüzgârının  sayesinde, enerji üretiminde dünya liderleri arasına girdi. Rüzgâr, halâ  fosil enerji türlerine bağlı olduğu sanılan bu eyaletin enerji  kaynaklarını daha geniş bir yelpazeye yaymasını sağladı. Eyaletlerinin  rüzgâr teknolojisinin merkezi olduğunu belirten Senatör Rodney Ellis,  ‘petrol çıktığı için fosil enerjiye bağımlı olduğumuzu sananlar bizi  tanımamış’, diyor.</p>

<p class="sayac_bilgi">Toplam 103 kez,bugün 0 kez okundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/cevre-bilim/ruzgarin-gucu.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Örümceğin dişlerindeki hazine</title>
		<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/dogal-hayat/orumcegin-dislerindeki-hazine.htm</link>
		<comments>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/dogal-hayat/orumcegin-dislerindeki-hazine.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Jun 2010 19:26:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>cansu hoca</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğal Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Avcı]]></category>
		<category><![CDATA[çiftleşme]]></category>
		<category><![CDATA[dişler]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa Derneği']]></category>
		<category><![CDATA[Erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[Hazine]]></category>
		<category><![CDATA[lavanta]]></category>
		<category><![CDATA[Örümcek]]></category>
		<category><![CDATA[örümcek dişleri]]></category>
		<category><![CDATA[Pinpon]]></category>
		<category><![CDATA[Pisaura mirabilis]]></category>
		<category><![CDATA[Sürüngen]]></category>
		<category><![CDATA[Uzay]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yumurta]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ogretmenlerodasi.org/go/?p=6692</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Bir lavantanın dibinde gördüğüm bu örümcek dişlerinin arasında ne taşıyor olabilir dersiniz?&#8221; Örümcek ne taşıyor olabilir? A) Sürüngen yumurtası ;B) Uzaydan düşmüş kıymetli bir taş;<br /><br /><a href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/dogal-hayat/orumcegin-dislerindeki-hazine.htm">Continue Reading </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2>&#8220;Bir lavantanın dibinde gördüğüm bu örümcek dişlerinin arasında ne taşıyor olabilir dersiniz?&#8221;</h2>
<p>Örümcek ne taşıyor olabilir?</p>
<p>A) Sürüngen yumurtası ;B) Uzaydan düşmüş kıymetli bir taş; C) Pinpon topu ;D) Hiçbiri</p>
<p>Dilerseniz doğru yanıttan önce birçok bölgede görülebilen ve yaygın olan bu yer avcı örümceğini (Pisaura mirabilis) biraz anlatayım. Bu örümcekleri görebilmek için kırda, çayırda, bahçede, ormanda yere iyice çömelip otların diplerine dikkatlice bakmamız iyi olur. Nitekim bir başka örümceksever dostum Özge’yle, Doğa Derneği&#8217;nin Çengelköy bahçesindeki bir lavantanın etrafında oturup içeride ne var ne yok bakarken gördük. Üstelik bir değil iki tanelerdi. Böylesi bir top taşımayan bir birey daha vardı. Aynı çalının dibinde bu halde iki örümcek olması normal midir bilemiyorum. Ancak yakın zamanda otların çoğunun yolunduğu bahçede örümceklerin başka şansları kalmamış olabilir.</p>
<p>Bu örümceği bir kere tanıdınız mı başka türle karıştırmanız zor. Ancak renginin griden açık ve hatta koyu kahverengiye değişebildiğini bilmekte yarar var. Bunları daha çok yukarıdaki haliyle değil de sanki dört bacaklıymış izlenimi verir şekilde otururken göreceksiniz. Ağ kurup avlanmaz. Oturur, avının yaklaşmasını bekler, yaklaşan ava çevik bir hareketle atlar, sonrasında da afiyetle yer. Ne avlıyor derseniz, böcek ve örümcek derim.</p>
<p>Erkekler, çiftleşme döneminde dişileri  ikna etmek için özenle sarıp sarmadıkları böcekleri hediye ederler. Dişi hediyeyi kabul edip yerken çiftleşme gerçekleşir. Çiftleşmenin ardından dişi onlarca yumurta yumurtlar ve bunları ipeğiyle iyice sarar, top haline getirir. Yumurtalarıyla dolu topu da yavrular çıkmaya hazır hale gelene kadar dişlerinin arasında taşır. Umuyorum yavruların çıktığı zamanı da yakalar ve sizlerle paylaşabilirim.</p>

<p class="sayac_bilgi">Toplam 155 kez,bugün 0 kez okundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/dogal-hayat/orumcegin-dislerindeki-hazine.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Sıklamen&#8221; tehlikede</title>
		<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/cevre-bilim/siklamen-tehlikede.htm</link>
		<comments>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/cevre-bilim/siklamen-tehlikede.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 May 2010 10:24:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İstanbul Editörü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çevre Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Arda Akçal]]></category>
		<category><![CDATA[ÇOMÜ]]></category>
		<category><![CDATA[Kaz Dağları]]></category>
		<category><![CDATA[Nesli Tehlikede]]></category>
		<category><![CDATA[Sıklamen]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Üretici]]></category>
		<category><![CDATA[Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ogretmenlerodasi.org/go/?p=6300</guid>
		<description><![CDATA[Projenin yürütücüsü ÇOMÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Araştırma Görevlisi Arda Akçal,  Türkiye&#8217;de 11 farklı sıklemen çiçeğinin bulunduğunu, bunlardan 3 tanesinin sadece Kaz Dağları&#8217;nda yetiştiğini<br /><br /><a href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/cevre-bilim/siklamen-tehlikede.htm">Continue Reading </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Projenin yürütücüsü ÇOMÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Araştırma Görevlisi Arda Akçal,  Türkiye&#8217;de 11 farklı sıklemen çiçeğinin bulunduğunu, bunlardan 3 tanesinin sadece Kaz Dağları&#8217;nda yetiştiğini söyledi.</p>
<p>Projede, sıklemen çiçeğinin süs bitkisi olarak potansiyelinin bulunup bulunmadığını, bölgede üreticisine faydası olup olmadığının araştırıldığını belirten Akçal, söz konusu bitkinin yumrularının doğada gelişi güzel toplanıp, yurt dışına ihraç edildiğini bildirdi.Akçal, sıklemenin özellikle Hollanda&#8217;ya süs bitkisi olarak gönderildiğini, bu fonksiyonunun yanında tıpta da çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanıldığını vurgulayarak, &#8221;Bu bitkinin yumrularında saponin adlı bir kimyasal var. Bu madde ilaç yapımında kullanılıyor&#8221; dedi.</p>
<p>Bu bitkinin doğadan bilinçsizce toplanmasının neslini tehlikeye soktuğunu, sayısını azalttığını anlatan Akçal, &#8221;Sıklemen türünün devamlılığını sağlamak için çalışıyoruz. Yine bu bitkinin sera ortamında üretiminin yapılıp, yapılamayacağını araştırıyoruz. Üretici basit düzeneklerle sera ortamında bu bitkiyi üretebilir&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Arda Akçal, Türkiye&#8217;nin doğal değerleri arasında bulunan bitkinin gelişi güzel toplanmadan, üreticinin kendi seralarında ürettikleri yumruları yurt dışına göndermelerini istediklerini belirterek, ekonomik potansiyeli bulunan sıklemenin, farklı metotlarla üretiminin yaygınlaştırılmasını hedeflediklerini kaydetti.</p>

<p class="sayac_bilgi">Toplam 154 kez,bugün 0 kez okundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/cevre-bilim/siklamen-tehlikede.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Balık da biter&#8221;</title>
		<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/dogal-hayat/balik-da-biter.htm</link>
		<comments>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/dogal-hayat/balik-da-biter.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 May 2010 10:16:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İstanbul Editörü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğal Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği Ortak Balıkçılık Politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Balık]]></category>
		<category><![CDATA[Balıkçı]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Uygar Özesmi]]></category>
		<category><![CDATA[Gezegen'in Geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[Moratoryum]]></category>
		<category><![CDATA[Rezerv]]></category>
		<category><![CDATA[Ruth Thurston]]></category>
		<category><![CDATA[York Üniversitesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ogretmenlerodasi.org/go/?p=6295</guid>
		<description><![CDATA[Dr. Uygar Özesmi Gezegen&#8217;in Geleceği adlı radyo programında bu konuda şunları söylüyor: &#8220;Balıkçılıkta yaşanan kısa süreli moratoryumların Avrupa’nın balık stoklarını hızlı bir şekilde tekrar doğrultacağı<br /><br /><a href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/dogal-hayat/balik-da-biter.htm">Continue Reading </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dr. Uygar Özesmi Gezegen&#8217;in Geleceği adlı radyo programında bu konuda şunları söylüyor:<br />
&#8220;Balıkçılıkta yaşanan kısa süreli moratoryumların Avrupa’nın balık stoklarını hızlı bir şekilde tekrar doğrultacağı varsayımı yanlış.</p>
<p>Aşırı balıkçılık iki yüzyıl öncesine dayanıyor. Avrupa Birliği Ortak Balıkçılık Politikası’nı yeniden düzenlemeye çalışan bakanlar İspanya’da toplanacak. Bakanlar toplantıda Avrupa balık stoklarının %88’inin aşırı balıkçılık sonucu düştüğü konusunda raporları dinleyecekler. Bu oranın yarısından fazlası, şayet balıkçılık birkaç yıl içinde azaltılırsa, 1970 yılı seviyesine geri dönebilir.</p>
<p>Tabii 40 yıl önce balık stoklarının sağlıklı olduğu inancı yanlış da olabilir.</p>
<p>İngiltere’deki York Üniversitesi’nden Ruth Thurston önderliğindeki bir ekip, yaptıkları araştırmada 1988-2007 yılları arasında balık başına avlanma çabasının 17 kat artmış olduğunu buldu; ki bu da 1970 yılı itibariyle stokların çoktan %90 oranında azalmış olduğunu gösteriyor. Aşırı balık avcılığı belki de çok uzun süredir deniz ekosistemlerine zarar veriyor ve denizlerin sağlığına kavuşması zaman ve çaba gerektirecek. Denizlerin % 40’ını rezerv olarak ilan etmek ilk adım.&#8221;</p>

<p class="sayac_bilgi">Toplam 119 kez,bugün 0 kez okundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/dogal-hayat/balik-da-biter.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Küresel ısınmaya &#8217;10 soru 10 cevap&#8217;</title>
		<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/kuresel-isinma/kuresel-isinmaya-10-soru-10-cevap.htm</link>
		<comments>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/kuresel-isinma/kuresel-isinmaya-10-soru-10-cevap.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 18:46:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[Küresel Isınma]]></category>
		<category><![CDATA[Atmosfer]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Liderleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hidroflorokarbon]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[Karbondioksit]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag İklim Zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kyoto Protokolü]]></category>
		<category><![CDATA[Rio]]></category>
		<category><![CDATA[Sera Gazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ogretmenlerodasi.org/go/?p=520</guid>
		<description><![CDATA[1992 yılında Rio&#8217;da biraraya gelen Dünya liderleri  &#8216;küresel ısınma&#8217;  terimi ilk kez duyuyorlardı. Geçtiğimiz 17 yılda gezegenimiz ısınmaya büyük bir hızla devam etti. Son yıllarda<br /><br /><a href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/kuresel-isinma/kuresel-isinmaya-10-soru-10-cevap.htm">Continue Reading </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1992 yılında Rio&#8217;da biraraya gelen Dünya liderleri  &#8216;küresel ısınma&#8217;  terimi ilk kez duyuyorlardı. Geçtiğimiz 17 yılda gezegenimiz ısınmaya büyük bir hızla devam etti.</p>
<p>Son yıllarda milyonlarca kişiyi etkileyen doğal afetlerin ardından gelişmiş ülkelerin liderleri Kyoto Protokolüyle attığı adımların devamını getirmek için biraraya geliyorlar.</p>
<p>Önümüzde hafta Kopenhag&#8217;ta başlayacak olan İklim Zirvesi&#8217;nde gelişmiş ülkelerin tüm dünyanın kaderini belirleyecek kararlara imza atması bekleniyor.</p>
<p>Peki, bu kadar tartışılan küresel ısınma nedir? İşte 10 soruda &#8216;küresel ısınma&#8217;&#8230;</p>
<p><strong><strong>İklim değişikliği nedir?<br />
</strong></strong>İklim değişikliği, insan eliyle atmosfer ve iklim dengesinin bozulması olarak tanımlanıyor. Sera gazları dünyanın atmosferini doğal bir battaniye gibi sarıyor ve insanların yaşaması için uygun olan 15 derece sıcaklıkta sabit tutuyor. Fakat insan eliyle üretlien sera gazları bu battaniyenin kalınlığını gittikçe arttırıyor ve sıcaklığın gezegende hapsolmasını neden oluyor. Dünya&#8217;nın sıcaklığının sürekli değiştiği doğru fakat 1800&#8242;lerden beri bu artış hızlandı ve sıcaklık artışı 1 dereceyi buldu. Bilim adamaları 2100&#8242;e kadar sıcaklığın 1.8 ila 4 derece daha artmasını bekliyor.</p>
<p><strong><strong>-Sera gazları nedir?<br />
</strong></strong>Temel olarak ısı tutma özellğine sahip gazlardır. Küresel ısınmanın başlıca nedeni olarak gösterilen gazlar ise; karbondioksit, metan, diazotmonoksit, hidroflorokarbonlar, perflorokarbonlar</p>
<p><strong><strong>-İklim değişikliği neden gerçekleşiyor?<br />
</strong></strong>150 yıldır devam eden sanayileşme ve bunun sonucu olarak yakılan çok miktarda petrol ve kömür gibi fosil yakıtlar ikilim değişikliğinin temel nedeni olarak gösteriliyor. Ayrıca kesilen milyonlarca hektar ormanda başlıca nedenler arasında. Kömür ve petrol ürünlerinin yakılması sonucu atmosfere her yıl milyarca metreküp karbondioksit, metan ve azot oksit gazları salınıyor. Kesilen ağaçların yerine yenileri ekilmediği içinde karbondioksidin geri dönüşümü sağlanamıyor. Çöplüklerden yayılan metan gazları, buzdolaplarında ve klimalarda kullanılan hidroflorokarbon gazları atmosfere karışarak iklimin dengesini bozuyor.İklim değişikliğinin neden olacağı olaylar neler?<br />
Dünya&#8217;nın sıcaklığının artması sonucu görülecek ilk etkilerden biri deniz seviyesinin yükselmesi olacak. Kutuplardaki buzulların erimesiyle deniz seviyesi yükselecek. Dünya genelinde 2 derecelik artışın okyanus su seviyeside bir metrelik artışa neden olacağı bilimadamları tarafından açıklandı. Bu seviyedeki bir yükselmenin ise ada ve sahil şehirlerinde yaşayan milyonlarca insanı etkileyceğini biliniyor. İklimde meydana gelen değişikler sonucu Güney Atlantik&#8217;te &#8216;süper kasırga&#8217; lar başlayacak, ayrıca binlerce tür yokolma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak ve kuraklık nedeniyle Afrika&#8217;nın büyük kısmı açlık tehtidiyle karşı karşıya kalacak.</p>
<p><strong>İklim değişikliğinden neden kaygı duyuluyor?</strong><br />
Şu an karşı karşı kaldığımız problem bundan 250 yıl önce buharlı makinelerin keşfedilmesiyle başladı. Sanayi devrimiyle beraber dünyanımızı saran battaniyenin tahmin edilenden çok daha hızlı kalınlaşmasına neden olduk. Bu durum geçmiş 650 bin yıl süresinde meydana gelen en büyük atmosfer değişimine neden oldu. Şu an gaz salınımlarını azaltsak bile her geçen yıl dünya ısınmaya devam edecek. Nobel ödülü sahibi Uluslararası İklim Değişikliği Paneli 2015 yılında kadar salımların azaltılmaması halinde sıcaklık artışının 2 dereceyi bulacağını açıkladı ve Kyoto Protokolü&#8217;nün acilen dünya çapında uygulanması çağrısında bulundular.</p>
<p><strong>Kyoto protokolü nedir?<br />
</strong>Protokol sanayi devirminden günümüze kadar karbon gazlarının salınımının sorumluğunu 37 sanayileşmiş ülkeyi ve Avrupa Birliğne yüklüyor.Sanyaileşmiş ülkeler karbon salımlarını 90&#8242;lı yılların alıtına indirecekelerini ve salınan sera gazlarının miktarını yüzde 5&#8242;in altına indireceklerini taahhüt ediyorlar.1997 yılında imzalanan protokol ancak 2005 yılında yürürlüğr girebildi. Çünkü, protokolün yürürlüğe girebilmesi için, onaylayan ülkelerin 1990&#8242;daki atmosfere saldıkları karbon miktarının yeryüzündeki toplam salımın %55&#8242;ini bulması gerekmekteydi ve bu orana ancak 8 yılın sonunda Rusya&#8217;nın katılımıyla ulaşılabilmişti. Kyoto salımların azaltılması için ilk adım olarak görülüyor ve 2012 de sona eriyor. Kopenhagta&#8217;ki iklim zirvesinde liderlerin yeni bir protokol hakkında yol haritası çıkarmaları bekleniyor.</p>
<p><strong>Kopenhag İklim Zirvesi nedir?</strong><br />
Zirve, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi&#8217;ne imza atan ülkelerin ve birçok sivil toplum kurluşunun katılımıyla 7-18 aralık 2009 tarrihinde Kopenhag&#8217;ta gerçekleşecek. 2007 yılında Uluslararası İklim Değişiklği Paneli tarafından yayınlanan 4&#8242;üncü rapordaki uyarıların dikkate alınıp Kyoto Protokolü&#8217;nden daha kapsamlı ve ciddi önlemler içeren bir anlaşma üstünde fikir birliği sağlanması bekleniyor.</p>
<p><strong><strong>-Zirvede yeni bir anlaşmaya varılması neden önemli?<br />
</strong></strong>Günümüzde atmosfere karbon salınımı tehlikeli düzeylerde. Zirvenin ve anlaşmaya varılmasının önemi, salımlar bu şekilde devam ederse insanlığın ciddi bir yıkımla karşı karşıya olması. Geçtiğimiz 5 sene içinde yaşanan sel, kasırga, kuraklık gibi felaketler devletleri önlem almak zorunda bıraktı. Zirvenin en önemli amacı düşük karbon medeniyetine emekleyerek te olsa ilk adımları atmak. Hedeflenen karbon salınım oranın bugünkü salımların 2020 yılına kadar yüzde 40 azaltılması oalrak belirlendi. Uluslararası İklim Değişikliği Paneli&#8217;nin açıkladığı verilere göre 2050 yılında kadar karbon salınımlarının yarı yarıya azaltılması gerekiyor yoksa felaket kaçınılmaz olacak.</p>
<p><strong>İklim değişikilğini önlemin maliyeti ne kadar?</strong><br />
Birleşmiş Milletlerin geçen yıl açıkladığı rakamlar göre gelişmiş ülkeler her yıl milli gelirlerinin yüzde birini ayırdığı takdirde veya nakit 750 milyar dolar bütçe ayrıldığında yeşil bir sanayi yaratılabilcek.</p>
<p><strong><strong>-Kişisel olarak ne yapabiliriz?<br />
</strong></strong>Birleşmiş Milletleri&#8217;n &#8216;Seal The Deal&#8217;(bu işi bitirelim) adlı bir kampanyası bulunuyor.Açılan internet sitesine dünyanın her yanından yollanan fotoğraflı mesajlar yükleniyor ve geleceğimiz için tek bir mesaj veriliyor; &#8216;iklim değişmesin iklim için biz değişelim&#8217;.</p>

<p class="sayac_bilgi">Toplam 100 kez,bugün 0 kez okundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/kuresel-isinma/kuresel-isinmaya-10-soru-10-cevap.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünya için geri sayım başladı</title>
		<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/dunya-icin-geri-sayim-basladi.htm</link>
		<comments>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/dunya-icin-geri-sayim-basladi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 13:00:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İstanbul Editörü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeşil Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Anders Carlgren Reuters]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre Bakanı]]></category>
		<category><![CDATA[Çin]]></category>
		<category><![CDATA[Danimarka]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Geri Sayım]]></category>
		<category><![CDATA[İsveç]]></category>
		<category><![CDATA[Karbon]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag]]></category>
		<category><![CDATA[Kyoto]]></category>
		<category><![CDATA[Senato]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ogretmenlerodasi.org/go/?p=271</guid>
		<description><![CDATA[2012’de yürürlükten kalkacak Kyoto İklim Protokolü yerine ne tür bir anlaşmanın varis olabileceğine ilişkin tartışmalar sürüyor. Yeni bir anlaşmaya Aralıkta yapılacak Kopenhag zirvesinde varılması bekleniyor.<br /><br /><a href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/dunya-icin-geri-sayim-basladi.htm">Continue Reading </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2012’de yürürlükten kalkacak Kyoto İklim Protokolü yerine ne tür bir anlaşmanın varis olabileceğine ilişkin tartışmalar sürüyor.</p>
<p>Yeni bir anlaşmaya Aralıkta yapılacak Kopenhag zirvesinde varılması bekleniyor. Ancak görüşmeler gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelere mali yardım konusunda somut bir rakam belirtmekte duyarsız davranıyor olmaları ve CO2 salınımlarının azaltılmasına ilişkin ciddi bir taahhütte bulunmamaları etrafında şekilleniyor.</p>
<p>7-18 Aralık tarihlerinde Danimarka’da toplanacak zirvede yeni bir anlaşmanın imzalanması  konusunun ele alındığı ve 40 bakanın katıldığı iki günlük toplantılar sonrasında düzenlenen basın toplantısında BM İklim Değişikliği Sekteri Yvo de Boer “Daha çok çalışılması gerektiğini” söyledi.</p>
<p>“Sanayileşmiş  ülkeler hedeflerini ve finans taahhütlerini biraz daha yükseltmeli. Sayısal orta vade hedefi ve mali yardım rakamı için ABD’ye bakıyorum.”</p>
<p>Çin’den sonra sera gazı salınımına sebep olan iki numaralı ülke ABD ancak karbon sınırlamasına ilişkin yasa Senato’da bekliyor. Kopenhag’da bir anlaşmaya varılabilmesi için birçok ülke Washington’ın 2020’ye kadar daha ciddi boyutlarda emisyon indirim vaadinde bulunmasını bekliyor.</p>
<p>Bu arada, İsveç  Çevre Bakanı Anders Carlgren Reuters haber ajansına “Nihayetinde, Kopenhag’da varılacak bir anlaşma Amerika’nın vereceği rakamlara bağlı olacaktır. Açık ve iddialı bir rakam olmadan anlaşma tehlikeye düşecektir” dedi.</p>
<p>Euroactiv&#8217;in haberine göre 16-17 Kasım tarihlerinde gayri resmi bir toplantıda bir araya gelen bakanlar yapıcı bir adım daha attılar. Danimarkalı İklim ve Enerji Bakanı Connie Hedeggard toplantıdan sonra düzenlenen basın toplantısında “Hissiyatım, bugün durumun toplantıya başladığımız gündekinden daha iyi olduğu şeklindedir” dedi.</p>
<p>Bazı bakanlar zirvede önemli konular üzerinde siyasi bir anlaşmaya varılabileceği fikrinin geniş çapta kabul gördüğünü ancak başlangıçta ümit edildiği gibi bu yıl yasal bağlayıcılığı olan bir anlaşmaya varılabilmesi için yeterli zaman olmadığını belirttiler.</p>
<p>“İlerleme kaydettik ama önümüzde daha uzun bir yol var” diyen Hindistan Çevre Bakanı Jairam Ramesh, “Önümüzdeki altı ay çok daha yoğun geçecek çünkü siyasi açıdan bağlayıcı olan bu anlaşmayı bir sözleşmeye dönüştürmeniz gerekiyor” şeklinde konuştu.</p>
<p>Gelişmekte olan ülkeler tam anlaşma metninde daha fazla gecikme yaşanmasına sıcak bakmıyorlar ve kendi uluslarının sıcak dalgaları, kuraklık, orman yangınları, med-cezirler, hastalık ya da bazı türlerin yok olması  gibi iklim değişikliği sonuçlarının etkilerine karşı oldukça duyarlı olduklarını ileri sürüyorlar.</p>
<p>Danimarka zengin ülkelerin ciddi emisyon kesintisine, gelişmekte olan ülkelerin ise iklim değişikliği ile daha sıkı mücadele etmelerine, küresel ısınma ile baş  edebilmeleri için bu ülkelere nakit para ve teknoloji yardımı yapılmasına ilişkin siyasi bir anlaşma öngörüyor.</p>
<p>Kopenhag’da bakanlar Amerikan Başkanı Barack Obama’nın Çin zirvesi sonrasında yaptığı açıklamada Kopenhag’ın yasal bir uzlaşma sağlanamasa bile hemen işleme alınabilecek bir anlaşma ile sonuçlanması gerektiği yönündeki açıklamasını memnunlukla karşıladılar.</p>
<p>Hedegaard yaklaşan son tarihin son haftalarda ABD, Brezilya, Güney Kore, Endonezya, Meksika ve Norveç gibi bazı ülkelerin yeni taahhütlerde bulunmasına yardım ettiğini söyledi.</p>
<p>Zirveye ev sahipliği yapacak olan Danimarka Başbakanı Lars Lokke Rasmussen Obama’nın açıklamasının ABD’nin 2020 hedefleri konusunda söz vermeye istekli olduğunu gösterdiğini söyledi.</p>

<p class="sayac_bilgi">Toplam 109 kez,bugün 0 kez okundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/yesil-yasam/dunya-icin-geri-sayim-basladi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

