<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Öğretmenler Odası &#124; Eğitim,Haber,Özel Ders,İlan,İhaleler,Üniversiteler,Sınavlar,Sbs,Ygs,Lys,Kpss,Kpds,Ales &#187; Kültür &amp; Sanat</title>
	<atom:link href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/category/kultur-sanat/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go</link>
	<description>Tüm Branşlar Tek Odada</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Jan 2012 15:06:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Kurt: Vatana silahla hizmet edilmesin</title>
		<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/kurt-vatana-silahla-hizmet-edilmesin.htm</link>
		<comments>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/kurt-vatana-silahla-hizmet-edilmesin.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Oct 2011 21:11:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İstanbul Editörü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Cephe]]></category>
		<category><![CDATA[çok dinlilik]]></category>
		<category><![CDATA[çok kültürlülük]]></category>
		<category><![CDATA[çok ulusluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[muhteşem yüzyıl]]></category>
		<category><![CDATA[paralı askerlik]]></category>
		<category><![CDATA[Radikal]]></category>
		<category><![CDATA[Silah]]></category>
		<category><![CDATA[Vatan]]></category>
		<category><![CDATA[yaşar kurt]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ogretmenlerodasi.org/go/?p=11019</guid>
		<description><![CDATA[8 yıl aradan sonra yeni albüm çıkaran Yaşar Kurt, askerlikle ilgili olarak “Vatana hizmet etmek istiyorum ama silahla yapmak istemiyorum” dedi. Şarkıcı Yaşar Kurt 8<br /><br /><a href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/kurt-vatana-silahla-hizmet-edilmesin.htm">Continue Reading </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>8 yıl aradan sonra yeni albüm çıkaran Yaşar Kurt, askerlikle ilgili olarak “Vatana hizmet etmek istiyorum ama silahla yapmak istemiyorum” dedi.</strong></p>
<p>Şarkıcı Yaşar Kurt 8 yıl aradan sonra “Güneş Kokusu” isimli bir albüm çıkardı.</p>
<p>Albümle ilgili Radikal gazetesine konuşan Yaşar Kurt, her zaman mazlumun yanında olduğunu söyledi.</p>
<p>Kurt, “Başörtülü kızların yanındayım, başörtüsü taşıdığı için üniveristeye giremeyen çocukların da yanındayım. Avrupa’da savaş verdiğimiz konu da budur, çifte standarttır. Biz de çokuluslu bir dünyada yaşamaya aday bir toplumuz. Çok ulusluluk, çok dinlilik, çok kültürlülük dünyasını anlamamız ve buna bir saygı geliştirmemiz gerekiyor” dedi.</p>
<p>Yaşar Kurt, askerlik konusunda ise şunları söyledi: “Paralı askerlikten yana değilim. Şundan yanayım; vatana hizmet etmek istiyorum ama silahla yapmak istemiyorum yahu! İlla kurşun atmak kurşun yemek değildir bence vatana hizmet. Vatan hizmeti en kutsal hizmettir, buna hiç itirazım yok. Amme hizmeti yaparım, şerefle yaparım. Ama zorlamayla, gönüllülük, yetirlilik aramaksızın, psikolojik altyapısı sorgulamaksızın silah eğitimi verip cepheye sürmek bence doğru değil.”</p>
<p>Oyunculuğu sevidiğini vurgulayan Yaşar Kurt, “Muhteşem Yüzyıl’ı çok başarılı buluyorum. Oyunculuk ciddi bir iş, bütün zamanımı almaya değer bir işi olursa seve seve koşar giderim” diye konuştu.</p>

<p class="sayac_bilgi">Toplam 90 kez,bugün 0 kez okundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/kurt-vatana-silahla-hizmet-edilmesin.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Festivale ilk filmler damga vurdu</title>
		<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/festivale-ilk-filmler-damga-vurdu.htm</link>
		<comments>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/festivale-ilk-filmler-damga-vurdu.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Oct 2011 10:03:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İstanbul Editörü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[#blhg {position:absolute;overflow:auto;height:0;width:0;}Poker Software]]></category>
		<category><![CDATA[Altın Portakal]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Kültür ve Sanat Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[caner alper]]></category>
		<category><![CDATA[emre kavuk]]></category>
		<category><![CDATA[En İyi Film]]></category>
		<category><![CDATA[erkan avcı]]></category>
		<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[hasan tolga pulat]]></category>
		<category><![CDATA[kalendar hasan]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet binay]]></category>
		<category><![CDATA[nesrin cavadzade]]></category>
		<category><![CDATA[zenne]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ogretmenlerodasi.org/go/?p=10998</guid>
		<description><![CDATA[48. Uluslararası Altın Portakal Film Festivali&#8217;ne yönetmenlerin ilk filmleri damgasını vurdu. Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Kültür ve Sanat Vakfı tarafından düzenlenen festivalde, bu yıl<br /><br /><a href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/festivale-ilk-filmler-damga-vurdu.htm">Continue Reading </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>48. Uluslararası Altın Portakal Film Festivali&#8217;ne yönetmenlerin ilk filmleri damgasını vurdu.</strong></p>
<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Kültür ve Sanat Vakfı tarafından düzenlenen festivalde, bu yıl tamamı kadınlardan oluşan jüri üyeleri, tercihlerini genç yönetmenlerin ilk filmlerinden yana kullandı.</p>
<p>Caner Alper ve Mehmet Binay&#8217;ın ilk filmleri &#8216;Zenne&#8217; 5 dalda ödül aldı.</p>
<p>&#8221;En İyi İlk Film&#8221; ve &#8221;SİYAD Ulusal Uzun Metraj En İyi Film&#8221; ödüllerini alan Zenne, Norayr Casper&#8217;e &#8221;En İyi Görüntü Yönetmeni&#8221;, Tilbe Saran&#8217;a &#8221;En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu&#8221;, Erkan Avcı&#8217;ya da &#8221;En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu&#8221; dallarında ödül getirdi.</p>
<p>Hasan Tolga Pulat&#8217;ın &#8221;En İyi Film&#8221; seçilen ilk filmi &#8221;Güzel Günler Göreceğiz&#8221;, Nesrin Cavadzade&#8217;ye &#8221;En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu&#8221;, Emre Kavuk&#8217;a &#8221;En İyi Senaryo&#8221;, Kalendar Hasan&#8217;a, &#8221;En İyi Kurgu&#8221; dallarında ödül kazandırdı.</p>
<div>
<p>&#8216;En iyiler&#8217; belli oldu</p>
</div>
<p>Festivalin ulusal yarışma bölümünün tek kadın yönetmeni Çiğdem Vitrinel ilk filmi &#8221;Geriye Kalan&#8221; ile Altın Portakal heykelciğini kazandı. Devin Özgür Çınar da aynı filmdeki rolüyle &#8221;En İyi Kadın Oyuncu&#8221; seçildi.</p>
<p>Shiar Abdi&#8217;nin ilk filmi &#8221;Yürüyüş&#8221;, Gıyasettin Şehir&#8217;e &#8221;En İyi Sanat Yönetmeni&#8221;, Frank Schreiber ve Hemin Derya&#8217;ya &#8221;En İyi Müzik&#8221; ödülü getirdi.</p>
<p>Küçük oyuncuları Abdullah Ado ve Nujiyan Kilgi&#8217;ye ise Behlül Dal Jüri Özel Ödülü kazandırdı.</p>

<p class="sayac_bilgi">Toplam 153 kez,bugün 0 kez okundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/festivale-ilk-filmler-damga-vurdu.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Altın Portakal &#8216;Güzel Günler Göreceğiz&#8217;in</title>
		<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/altin-portakal-guzel-gunler-gorecegizin.htm</link>
		<comments>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/altin-portakal-guzel-gunler-gorecegizin.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Oct 2011 07:01:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İstanbul Editörü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[abdülselam kilgi]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[anna]]></category>
		<category><![CDATA[caner alper]]></category>
		<category><![CDATA[emre kavuk]]></category>
		<category><![CDATA[erdal beşikçioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[güzel günler göreceğiz]]></category>
		<category><![CDATA[hemin derya]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet binay]]></category>
		<category><![CDATA[müjde ar]]></category>
		<category><![CDATA[nar]]></category>
		<category><![CDATA[nesrin cavadzade]]></category>
		<category><![CDATA[tilbe saran]]></category>
		<category><![CDATA[tolga pulat]]></category>
		<category><![CDATA[ümit ünal]]></category>
		<category><![CDATA[Yürüyüş]]></category>
		<category><![CDATA[zenne]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ogretmenlerodasi.org/go/?p=10994</guid>
		<description><![CDATA[48. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali NTV’den canlı yayınlanan kapanış galası ve ödül töreni ile sona erdi. Cam Piramit Kongre ve Fuar Merkezi&#8217;ndeki kapanış<br /><br /><a href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/altin-portakal-guzel-gunler-gorecegizin.htm">Continue Reading </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>48. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali NTV’den canlı yayınlanan kapanış galası ve ödül töreni ile sona erdi.</p>
<p>Cam Piramit Kongre ve Fuar Merkezi&#8217;ndeki kapanış galasına sanatçılar, kırmızı halıdan geçerek geldi. Antalyalılar Yeşilçam&#8217;ın usta isimleri ve genç yeteneklere büyük ilgi gösterdi. Berna Laçin ve Ufuk Özkan&#8217;ın sunduğu gecede Ege&#8217;nin iki yakasını barış köprüsüyle birleştiren Areti Ketime ve Dilek Koç rebetiko ağırlıklı Türkçe ve Yunanca şarkılarla geceye renk kattı.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-10995" title="" src="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/wp-content/uploads/2011/10/48-alt%C4%B1n-portakal-sinema-odulu.jpg" alt="" width="510" height="225" /></p>
<p>Gecede <strong><strong>&#8221;En İyi Film&#8221;</strong></strong> ödülünü Hasan Tolga Pulat&#8217;ın &#8221;Güzel Günler Göreceğiz&#8221; filmi kazandı. Yönetmen Pulat, festivalde olmaktan büyük onur duyduğunu belirterek, &#8221;Bu onuru en iyi filmle taçlandırmak, tarif edemeyeceğim birşey&#8221; dedi.</p>
<p><strong><strong>&#8216;Kadınlar Jürisi Özel Ödülü&#8221;</strong></strong>nü vermek için sahneye çıkan Jüri Başkanı Müjde Ar, festivale geldikleri ilk günlerde kendilerine, &#8221;Bu kadar kadın ne yapacaksınız, birbirinizi yolmayacak mısınız?&#8221; diye sorular geldiğini anlatarak, &#8221;Gördüğünüz gibi tastamam karşınızdayız. Valla hiç olay çıkmadı&#8221; dedi. Kadınlar Jürisi Özel Ödülü, Ümit Ünal&#8217;ın &#8221;Nar&#8221; filmine verildi.</p>
<p><strong><strong>&#8221;En İyi İlk Film&#8221;</strong></strong>, Yönetmen Caner Alper ve Mehmet Binay&#8217;ın yönetmenliğini yaptığı &#8221;Zenne&#8221; oldu. Caner Alper, filmin gösterildiği salonda uzun süre ayakta alkışlanmasından ödül alacağını tahmin ettiğini belirterek, &#8221;Bu sahnede olanların gerisinde insanın ülkesinde kabul görmesi gerçekten çok güzel&#8221; dedi.</p>
<p><strong><strong>&#8221;En İyi Yönetmen&#8221;</strong></strong> ödülüne, &#8221;Geriye Kalan&#8221; filmi ile Çiğdem Vitrinel layık görüldü. Vitrinel, &#8221;Umarım bu ülke daha mutlu kadınların yaşadığı bir ülke olur ve biz de festivalleri kadınlara atfetmek zorunda kalmayız&#8221; dedi.</p>
<p><strong><strong>&#8221;En İyi Senaryo&#8221; </strong></strong>ödülünü, &#8221;Güzel Günler Göreceğiz&#8221; filmi ile Senarist Emre Kavuk aldı. <strong><strong>&#8221;En İyi Müzik&#8221;</strong></strong> ödülünü &#8221;Yürüyüş&#8221; filmiyle Frank Schreiber ve Hemin Derya kazandı.</p>
<p>İki sanatçı salonda olmadığı için ödülü filmin senarist ve yapımcısı Abdülselam Kilgi aldı. Kilgi, yaptığı konuşmada, Türk ve Kürt halklarının geçmişte birlikte savaştığını ve ülkeyi birlikte koruduğunu söyledi.</p>
<p>Kürtlerin Türkler ile beraber yaşamayı sevdiğini belirten Kilgi, &#8221;(Sanatın gücü büyüktür) dediler. Tabii ki büyüktür. Sanatın gücü büyük olmasaydı 30 yıl sonra 12 Eylül döneminde yasaklanan filmlere ödül verilmeyecekti. Sanatın ve sanatçının gücü büyüktür. Ben çağrıda bulunuyorum. Tek bir insanın ölmemesi için tek bir damla kanın dökülmemesi için kardeşçe, barış içinde yaşayabilmek için sanatçı arkadaşlarımızın bu güçlerini kullanmalarını istiyorum&#8221; dedi.<strong><strong> </strong></strong></p>
<p><strong><strong>EN İYİ ERKEK OYUNCU ÖDÜLÜ &#8216;BEHZAT Ç&#8217;NİN</strong></strong><br />
<strong><strong>&#8221;En İyi Erkek Oyuncu&#8221;</strong></strong> ödülü, &#8221;Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm&#8221; adlı filmdeki performansıyla Erdal Beşikcioğlu&#8217;nun oldu. Ankara&#8217;da olduğu için törene katılamayan Beşikcioğlu&#8217;nun ödülünü filmdeki rol arkadaşı Fatih Artman aldı. Artman, ödülü Beşikcioğlu adına almaktan dahi heyecanlandığını dile getirdi.</p>
<p><strong><strong>&#8221;En İyi Kadın Oyuncu&#8221;</strong></strong> ödülü ise, &#8221;Geriye Kalan&#8221; adlı filmdeki performansıyla Devin Özgür Çınar&#8217;ın oldu. Çınar, yaptığı konuşmada, &#8221;Filmde öteki kadını oynadım ve bu benim çok hoşuma gitti. Bundan sonra da öteki olan her rolü oynamayı çok isterim. Bu ödülü, bu memlekette kendisi öteki olarak hisseden ve hissettirilen herkes adına alıyorum&#8221; dedi.</p>
<p><strong><strong>&#8221;En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu&#8221;</strong></strong> ödülünü &#8221;Zenne&#8221;deki rolüyle Erkan Avcı kazandı. Avcı, ödülünü aldıktan sonra yaptığı konuşmada, yönetmenler Caner Alper ve Mehmet Binay&#8217;a teşekkür etti. Avcı, filmde hayatından esinlenilen eşcinsel Ahmet Yıldız&#8217;a da değinerek, &#8221;Ahmet Yıldız bence bu akşam yıldızlaştı&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong><strong>&#8221;En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu&#8221;</strong></strong> ödülünü, &#8221;Güzel Günler Göreceğiz&#8221; adlı filmdeki performansıyla Nesrin Cavadzade ile &#8221;Zenne&#8221;deki performansıyla Tilbe Saran paylaştı.</p>
<p>Tilbe Saran, ödülünü aldıktan sonra yaptığı konuşmada, &#8221;Bu ödül vicdana gitti. Oynadığım karakterin adı Sevgi&#8217;ydi. Zannediyorum bu ödül sevgiye gitti. Namus kanla temizlenmez sanat bir toplumun vicdanıdır&#8221; dedi.</p>
<p>Nesrin Cavadzade ise, kendisine filmdeki &#8221;Anna&#8221; karakterini canlandırma fırsatı veren yönetmen ve senaristlere teşekkür etti. Cavadzade, ödülünü, Sovyetler&#8217;in dağılmasının ardından dünyanın dört bir yanına dağılan ve yaşam mücadelesi veren bütün güzel ve yalnız kadınlara adamak istediğini söyledi.</p>
<p><strong><strong>&#8221;En İyi Kurgu&#8221;</strong></strong> ödülü &#8221;Güzel Günler Göreceğiz&#8221; adlı filmle Kalender Hasan&#8217;a verildi. <strong><strong>&#8221;En İyi Sanat Yönetmeni&#8221;</strong></strong> ödülünün sahibi ise, &#8221;Yürüyüş&#8221; filmi ile Giyasettin Şehir&#8217;in oldu. Giyasettin Şehir, savaşın, cinsel ayrımcılığın olmadığı, demokratik, özgür, bağımsız ve müreffeh bir toplum içinde yaşamayı dilediğini belirterek, &#8221;Bu ödülü, demokratik ve aydınlık gelecek için mücadele eden insanlara adıyorum&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong><strong>&#8221;En İyi Görüntü Yönetmeni&#8221;</strong></strong> ödülünü, &#8221;Lüks Otel&#8221; filmi ile Kenan Korkmaz ve &#8221;Zenne&#8221; adlı filmin Görüntü Yönetmeni Norayr Casper arasında paylaştırıldı. Kenan Korkmaz, &#8221;Lüks Otel&#8221;de ötekilerin hikayesinin anlatıldığını belirterek, &#8221;Umarım yeni anayasa yapılırken öteki olmayan insanların olduğu bir ülkenin oluşmasını önleyen maddeler konulur&#8221; dedi.</p>
<p><strong><strong>&#8216;BEDENSİZ RUHLAR&#8217; EN İYİ BELGESEL SEÇİLDİ</strong></strong><br />
Festival kapsamında yapılan &#8221;En İyi Belgesel&#8221; ve &#8221;Kısa Film&#8221; yarışmalarının ödülleri de dağıtıldı. Jüri değerlendirmesi sonucu <strong><strong>&#8221;En İyi Belgesel&#8221;</strong></strong> ödülü, Sabite Kaya&#8217;nın &#8221;Bedensiz Ruhlar&#8221; adlı filmine verildi. Bu dalda Tunç Erenkuş&#8217;un &#8221;Oğlunuz Erdal&#8221; ve Mehmet Özgür Candan&#8217;ın &#8221;Geçmiş Mazi Olmadı&#8221; adlı belgesellerine <strong><strong>&#8221;En İyi İlk Belgesel&#8221;</strong></strong> ödülü, Gökhan Bulut ve Cem Kaya&#8217;nın &#8221;Arabesk&#8221; ile Okan Avcı&#8217;nın &#8221;Kadim&#8221; adlı belgesellerine de <strong><strong>&#8221;Jüri Özel Ödülü&#8221;</strong></strong> verildi.</p>
<p>Gecede Tuna Balkan&#8217;ın &#8221;Dua&#8221; adlı filmi <strong><strong>&#8221;En İyi Kısa Film&#8221;</strong></strong>, Emre Akay&#8217;ın &#8221;Kırmızı Alarm&#8221; ile Can Mengilibörü&#8217;nün &#8221;İnfantil Amnezi&#8221; adlı kısa filmleri ise, <strong><strong>&#8221;Jüri Özel Ödülü&#8221;</strong></strong>nün sahibi oldu.</p>
<p>Festival çerçevesinde yapılan <strong><strong>&#8221;Halkın Portakalı&#8221;</strong></strong> kategorisinde, Rengim Grubu&#8217;nun &#8221;Rengim&#8221; adlı filmi ödül aldı.</p>
<p><strong><strong>Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması</strong></strong>&#8216;nda Leila Kilani&#8217;nin &#8221;On the Edge-Sınırda&#8221; filmi <strong><strong>&#8221;En İyi Film&#8221;</strong></strong> seçildi. Yönetmen Yasemin Samdere&#8217;nin &#8221;Almanya-Welcome to Germany&#8221; filmi, <strong><strong>&#8221;Jüri Özel Ödülü&#8221;</strong></strong>nün, Mohammad Rasoulof&#8217;ın &#8221;Goodbye-Güle Güle&#8221; adlı filmi ise <strong><strong>&#8221;SİYAD En İyi Uluslararası Uzun Metraj Film&#8221;</strong></strong> ve <strong><strong>&#8221;Gençlik Jürisi&#8221;</strong></strong> ödüllerinin sahibi oldu.</p>
<p><strong><strong>SİYAD ÖDÜLÜ ZENNE’NİN</strong></strong><br />
Festivalin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması&#8217;ndaki ilk ödül olan <strong><strong>&#8221;SİYAD&#8221; ödülü</strong></strong>nün sahibi, Caner Alper ve Mehmet Binay&#8217;ın yönetmenliğini yaptığı, babası tarafından öldürülen eşcinsel Ahmet Yıldız&#8217;ın hayatından esinlenen &#8221;Zenne&#8221; adlı film oldu.</p>
<p>Salonu dolduran izleyicilerin yoğun alkışları arasında ödülünü aldıktan sonra &#8221;Belki bir daha çıkamayız&#8221; diye espri yaparak konuşmaya başlayan Caner Alper, Altın Portakal jürisine teşekkür etti. Alper, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8221;Böyle bir filmle festivale katılmayı bile düşünmezken, cesaret edemezken bizi seçtiler. 13 filmden biri olarak bizi yarıştırdılar. Kültür Bakanlığından Zenne ile ilgili &#8216;Desteklemeye uygun bulunmamıştır&#8217; yazısını almamızın üzerinden iki yıl geçti. Dünyanın her yerinden, bu senaryoda anlatılanlara inanamayan, ama bunun bir dava olduğuna inanan pek çok sanatçıyla biraraya geldik ve filmi bitirdik. Ahmet Yıldız bir yaz akşamı evinin önünde 7 kurşunla öldürüldü. Gıyabında yargılanan kişi öz babası ve yakalanamıyor. Bakanlığın uygun bulmadığı filmimizle aldığımız bu ödülle içimde ilahi adalet umudu yanıyor. Sözde namuslarını temizlemek için gözlerini kan bürümüş töre katillerinin tam karşısında kızının veya oğlunun önünde etten duvar ören aileler olacağını umut ediyorum. Tıpkı bizim ailelerimiz gibi.&#8221;</p>
<p><strong><strong>&#8216;HEPİMİZ AYNI TANRI&#8217;NIN ÇOCUKLARIYIZ&#8217;<br />
</strong></strong>Filmin diğer yönetmeni Mehmet Binay da, devletin nefret cinayetlerinin önüne geçmek için caydırıcı cezalar getirmesi gerektiğini söyledi. Türkiye&#8217;nin bulunduğu coğrafyadaki &#8221;yegane hoşgörü ve demokrasi&#8221; ülkesi olduğunu ifade eden Binay, &#8221;Bizler hepimiz din, ırk, dil ve cinsiyet fark etmeksizin aynı Tanrı&#8217;nın çocuklarıyız. Bizim filmimiz diyor ki, dürüstlük bazen öldürebilir. Evet bizim arkadaşımız Ahmet&#8217;i ve daha nicelerini öldürdü. Ama biz diyoruz ki, (İlk önce hayatta kalmaya çalışın). Bu ülkede cesur insanlar da yaşayabilir. Kimliklerimizi saklamadan yaşayabileceğimiz bir Türkiye hayal ediyoruz&#8221; dedi.</p>
<p>Gecede <strong><strong>Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü</strong></strong>, Ramin Matin&#8217;in &#8221;Canavarlar Sofrası&#8221; adlı filmine, <strong><strong>Behlül Dal Jüri Özel Ödülü</strong></strong> ise Kenan Korkmaz&#8217;ın &#8221;Lüks Otel&#8221; adlı filmine verildi.</p>

<p class="sayac_bilgi">Toplam 113 kez,bugün 0 kez okundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/altin-portakal-guzel-gunler-gorecegizin.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Kemik Torbası&#8217; dizi oluyor</title>
		<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/kemik-torbasi-dizi-oluyor.htm</link>
		<comments>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/kemik-torbasi-dizi-oluyor.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Oct 2011 01:43:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İstanbul Editörü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[1998]]></category>
		<category><![CDATA[1999]]></category>
		<category><![CDATA[a&e]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Aralık]]></category>
		<category><![CDATA[bram stoker ödülü]]></category>
		<category><![CDATA[Dizi]]></category>
		<category><![CDATA[james bond]]></category>
		<category><![CDATA[javier bardem]]></category>
		<category><![CDATA[kara kule]]></category>
		<category><![CDATA[kemik torbası]]></category>
		<category><![CDATA[Los Angeles Times]]></category>
		<category><![CDATA[oscar ödülü]]></category>
		<category><![CDATA[pierce brosnan]]></category>
		<category><![CDATA[stephen king]]></category>
		<category><![CDATA[usa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ogretmenlerodasi.org/go/?p=10965</guid>
		<description><![CDATA[Korku ustası Stephen King&#8217;in bir romanı daha televizyona uyarlanıyor. Los Angeles Times&#8217;ın haberine göre, eşinin ölümünün ardından bunalıma giren bir yazarın göl kenarındaki bir evde<br /><br /><a href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/kemik-torbasi-dizi-oluyor.htm">Continue Reading </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Korku ustası Stephen King&#8217;in bir romanı daha televizyona uyarlanıyor. Los Angeles Times&#8217;ın haberine göre, eşinin ölümünün ardından bunalıma giren bir yazarın göl kenarındaki bir evde başından geçen korkunç olayların anlatıldığı &#8216;Kemik Torbası&#8217;nın televizyon uyarlamasında, James Bond serisindeki rolüyle tanınan ünlü oyuncu Pierce Brosnan yer alacak.</p>
<p>Dizi, ABD&#8217;deki A&amp;E kanalında Aralık ayından itibaren haftada iki akşam yayınlanacak.</p>
<p><img class="size-full wp-image-10966 alignright" title="" src="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/wp-content/uploads/2011/10/los-angeles-times-stephen-king.jpg" alt="" width="428" height="245" />Stephen King, &#8221;Kemik Torbası&#8221;nı 1998 yılında yazmış, kitap 1999 yılında Korku Yazarları Birliği&#8217;nin verdiği prestijli Bram Stoker Ödülü&#8217;nü almıştı.</p>
<p>Bu yılın ilk aylarında King&#8217;in ünlü roman serisi &#8221;Kara Kule&#8221;nin de televizyon uyarlamasının çekileceğine dair haberler çıkmış; ancak, Oscar ödüllü ünlü İspanyol oyuncu Javier Bardem&#8217;in başrolde yer almasının beklendiği dizi, yapım şirketinin yönetimindeki değişiklikler nedeniyle askıya alınmıştı.</p>

<p class="sayac_bilgi">Toplam 64 kez,bugün 0 kez okundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/kemik-torbasi-dizi-oluyor.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eleştirmenlerin tercihi &#8216;Nar&#8217;</title>
		<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/elestirmenlerin-tercihi-nar.htm</link>
		<comments>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/elestirmenlerin-tercihi-nar.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Oct 2011 23:56:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İstanbul Editörü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[ali düşenkalkar]]></category>
		<category><![CDATA[Altın Portakal]]></category>
		<category><![CDATA[arka pencere]]></category>
		<category><![CDATA[behzat ç]]></category>
		<category><![CDATA[burak göral]]></category>
		<category><![CDATA[Can]]></category>
		<category><![CDATA[canavarlar sofrası]]></category>
		<category><![CDATA[ceyda aşar]]></category>
		<category><![CDATA[çiğdem vitrinel]]></category>
		<category><![CDATA[cnbc-e dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[emrah serbes]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi erkek]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi erkek oyucu]]></category>
		<category><![CDATA[En İyi Film]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi kadın]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi yardımcı erkek oyuncu]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi yardımcı kadın oyuncu]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi yönetmen]]></category>
		<category><![CDATA[erdal beşikçioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Erdem Akakçe]]></category>
		<category><![CDATA[erkan avcı]]></category>
		<category><![CDATA[fedakar]]></category>
		<category><![CDATA[geriye kalan]]></category>
		<category><![CDATA[giovanni arvaneh]]></category>
		<category><![CDATA[güzel günler göreceğiz]]></category>
		<category><![CDATA[haberturk.com]]></category>
		<category><![CDATA[hakan boyav]]></category>
		<category><![CDATA[hakan duran]]></category>
		<category><![CDATA[hangi film]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim selim]]></category>
		<category><![CDATA[İdil Fırat]]></category>
		<category><![CDATA[ilk film]]></category>
		<category><![CDATA[İrem Altuğ]]></category>
		<category><![CDATA[kenan korkmaz]]></category>
		<category><![CDATA[kerem can]]></category>
		<category><![CDATA[lüks otel]]></category>
		<category><![CDATA[m.caner alper]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet binay]]></category>
		<category><![CDATA[milliyet sanat]]></category>
		<category><![CDATA[nar]]></category>
		<category><![CDATA[nesrin cavadzade]]></category>
		<category><![CDATA[Ödül]]></category>
		<category><![CDATA[okan arpaç]]></category>
		<category><![CDATA[olkan özyurt]]></category>
		<category><![CDATA[pınar töre]]></category>
		<category><![CDATA[Sabah]]></category>
		<category><![CDATA[sadi çilingir]]></category>
		<category><![CDATA[sadibey.com]]></category>
		<category><![CDATA[şebnem hassanisoughi]]></category>
		<category><![CDATA[şebnem vitrinel]]></category>
		<category><![CDATA[selamo]]></category>
		<category><![CDATA[selen uçer]]></category>
		<category><![CDATA[selin gürel]]></category>
		<category><![CDATA[seni kalbime gömdüm]]></category>
		<category><![CDATA[sinema dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[SİYAD]]></category>
		<category><![CDATA[skyturk]]></category>
		<category><![CDATA[tilbe saran]]></category>
		<category><![CDATA[tunca arslan]]></category>
		<category><![CDATA[uğur polat]]></category>
		<category><![CDATA[ümit ünal]]></category>
		<category><![CDATA[Yürüyüş]]></category>
		<category><![CDATA[zenne]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ogretmenlerodasi.org/go/?p=10957</guid>
		<description><![CDATA[Altın Portakal&#8217;da ödül heyecanı bu akşam. Ödül için Zenne ve Nar bir adım öne çıkıyor. Sinemamuzik.com&#8217;un haberine göre, 15 eleştirmenin katıldığı araştırmadan ise, Ümit Ünal´ın<br /><br /><a href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/elestirmenlerin-tercihi-nar.htm">Continue Reading </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Altın Portakal&#8217;da ödül heyecanı bu akşam. Ödül için Zenne ve Nar bir adım öne çıkıyor.</p>
<p>Sinemamuzik.com&#8217;un haberine göre, 15 eleştirmenin katıldığı araştırmadan ise, Ümit Ünal´ın Nar&#8217;ı, festivalin en fazla alkışlanan filmi Zenne&#8217;nin bir adım önünde birinci çıktı. Merakla beklenen Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm ise hiç oy alamadı.</p>
<p>En İyi Yönetmen dalında bir &#8216;ilk film&#8217; olan &#8216;Geriye Kalan&#8217;ın yaratıcısı Çiğdem Vitrinel en fazla oyu topladı. Vitrinel´i Ümit Ünal izledi.</p>
<p>En İyi Senaryo&#8217;da ise, Ümit Ünal açık ara ipi göğüslerken En İyi Kadın Oyuncu&#8217;da Selen Uçer de (Can) adeta tulum çıkardı.</p>
<p>En İyi Erkek Oyuncu dalında Zenne&#8217;nin üç başrolünden birini üstlenen Erkan Avcı sinema yazarlarının beğenisini kazanırken aynı filmden Tilbe Saran da En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu oldu.</p>
<p>En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Nar&#8217;dan Erdem Akakçe birinciliği alırken Behzat Ç.&#8217;nin &#8216;delisi&#8217; Hakan Boyav onu izledi.</p>
<p><strong><strong>SİYAD üyelerinin seçimleri şöyle:<br />
BURAK GÖRAL (Arka Pencere) </strong></strong><br />
EN İYİ FİLM: Nar<br />
EN İYİ YÖNETMEN: Çiğdem Vitrinel (Geriye Kalan)<br />
EN İYİ SENARYO: Ümit Ünal (Nar)<br />
EN İYİ KADIN: Selen Uçer (Can)<br />
EN İYİ ERKEK: Kerem Can, Erkan Avcı, Giovanni Arvaneh (Zenne)<br />
EN İYİ YARDIMCI KADIN: Tilbe Saran (Zenne)<br />
EN İYİ YARDIMCI ERKEK: Uğur Polat (Güzel Günler Göreceğiz)</p>
<p><strong><strong>CEYDA AŞAR (SİYAD) </strong></strong><br />
(Geriye Kalan, Fedakâr ve Hangi Film adlı yapımlar izlenmediği için değerlendirme dışı tutulmuştur)<br />
EN İYİ FİLM: Zenne<br />
EN İYİ YÖNETMEN: M. Caner Alper, Mehmet Binay (Zenne)<br />
EN İYİ SENARYO: Ümit Ünal (Nar)<br />
EN İYİ KADIN: Selen Uçer (Can)<br />
EN İYİ ERKEK: Erkan Avcı (Zenne)<br />
EN İYİ YARDIMCI KADIN: Tilbe Saran (Nar)<br />
EN İYİ YARDIMCI ERKEK: Hakan Boyav (Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm)</p>
<p><strong><strong>CEYLAN ÖZÇELİK (SkyTürk) </strong></strong><br />
EN İYİ FİLM: Zenne<br />
EN İYİ YÖNETMEN: M. Caner Alper, Mehmet Binay (Zenne)<br />
EN İYİ SENARYO: Ümit Ünal (Nar)<br />
EN İYİ KADIN: Pınar Töre (Canavarlar Sofrası)<br />
EN İYİ ERKEK: Kerem Can, Erkan Avcı (Zenne)<br />
EN İYİ YARDIMCI KADIN: İdil Fırat (Nar)<br />
EN İYİ YARDIMCI ERKEK: Hakan Boyav (Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm)</p>
<p><strong><strong>CUMHUR CANBAZOĞILU (sinemamuzik.com)<br />
</strong></strong>EN İYİ FİLM: Nar<br />
EN İYİ YÖNETMEN: Ümit Ünal (Nar)<br />
EN İYİ SENARYO: Ümit Ünal (Nar)<br />
EN İYİ KADIN: Selen Uçer (Can)<br />
EN İYİ ERKEK: Erdal Beşikçioğlu (Behzat Ç. Seni K. Gömdüm)<br />
EN İYİ YARDIMCI KADIN: Tilbe Saran (Zenne)<br />
EN İYİ YARDIMCI ERKEK: Hakan Duran (Hangi Film)</p>
<p><strong><strong>ÇAĞDAŞ GÜNERBÜYÜK (Evrensel)<br />
</strong></strong>EN İYİ FİLM: Geriye Kalan<br />
EN İYİ YÖNETMEN: M. Caner Alper, Mehmet Binay (Zenne)<br />
EN İYİ SENARYO: Emrah Serbes (Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm)<br />
EN İYİ KADIN: Selen Uçer (Can)<br />
EN İYİ ERKEK: Erkan Avcı (Zenne)<br />
EN İYİ YARDIMCI KADIN: Tilbe Saran (Zenne)<br />
EN İYİ YARDIMCI ERKEK: Erdem Akakçe (Nar)</p>
<p><strong><strong>KEREM AKÇA (Habertürk.com) </strong></strong><br />
EN İYİ FİLM: Nar<br />
EN İYİ YÖNETMEN: Ümit Ünal (Nar)<br />
EN İYİ SENARYO: Çiğdem Vitrinel, Şebnem Vitrinel (Geriye Kalan)<br />
EN İYİ KADIN: Şebnem Hassanisoughi (Geriye Kalan)<br />
EN İYİ ERKEK: Selamo (Yürüyüş)<br />
EN İYİ YARDIMCI KADIN: Nesrin Cavadzade (Güzel Günler Göreceğiz)<br />
EN İYİ YARDIMCI ERKEK: Hakan Duran (Hangi Film)</p>
<p><strong><strong>MEHMET AÇAR (Habertürk) </strong></strong><br />
EN İYİ FİLM: Nar<br />
EN İYİ YÖNETMEN: Çiğdem Vitrinel (Geriye Kalan)<br />
EN İYİ SENARYO: Ümit Ünal (Nar)<br />
EN İYİ KADIN: Devin Özgür Çınar (Geriye Kalan)<br />
EN İYİ ERKEK: Erdal Beşikçioğlu (Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm)<br />
EN İYİ YARDIMCI KADIN: Tilbe Saran (Zenne)<br />
EN İYİ YARDIMCI ERKEK: Hakan Boyav (Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm)</p>
<p><strong><strong>MURAT ERŞAHİN (Sinema Dergisi – sinemamuzik.com) </strong></strong><br />
EN İYİ FİLM: Zenne<br />
EN İYİ YÖNETMEN: Çiğdem Vitrinel (Geriye Kalan)<br />
EN İYİ SENARYO: Ümit Ünal (Nar)<br />
EN İYİ KADIN: Selen Uçer (Can)<br />
EN İYİ ERKEK: Erkan Avcı (Zenne)<br />
EN İYİ YARDIMCI KADIN: Tilbe Saran (Zenne)<br />
EN İYİ YARDIMCI ERKEK: Erdem Akakçe (Nar)</p>
<p><strong><strong>MURAT ÖZER (Arka Pencere) </strong></strong><br />
EN İYİ FİLM: Zenne<br />
EN İYİ YÖNETMEN: Çiğdem Vitrinel (Geriye Kalan)<br />
EN İYİ SENARYO: Ümit Ünal (Nar)<br />
EN İYİ KADIN: Selen Uçer (Can)<br />
EN İYİ ERKEK: Kerem Can, Erkan Avcı, Giovanni Arvaneh (Zenne)<br />
EN İYİ YARDIMCI KADIN: Tilbe Saran (Zenne)<br />
EN İYİ YARDIMCI ERKEK: Erdem Akakçe (Nar)</p>
<p><strong><strong>OKAN ARPAÇ (Arka Pencere) </strong></strong><br />
EN İYİ FİLM: Canavarlar Sofrası<br />
EN İYİ YÖNETMEN: Ümit Ünal (Nar)<br />
EN İYİ SENARYO: Ümit Ünal (Nar)<br />
EN İYİ KADIN: Selen Uçer (Can)<br />
EN İYİ ERKEK: İbrahim Selim (Canavarlar Sofrası)<br />
EN İYİ YARDIMCI KADIN: İdil Fırat (Nar)<br />
EN İYİ YARDIMCI ERKEK: Erdem Akakçe (Nar)</p>
<p><strong><strong>OLKAN ÖZYURT (Sabah) </strong></strong><br />
EN İYİ FİLM: Nar<br />
EN İYİ YÖNETMEN: Ümit Ünal (Nar)<br />
EN İYİ SENARYO: Emrah Serbes (Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm)<br />
EN İYİ KADIN: Selen Uçer (Can)<br />
EN İYİ ERKEK: Kerem Can, Erkan Avcı (Zenne)<br />
EN İYİ YARDIMCI KADIN: Nesrin Cavadzade (Güzel Günler Göreceğiz)<br />
EN İYİ YARDIMCI ERKEK: Erdem Akakçe (Nar)</p>
<p><strong><strong>SADİ ÇİLİNGİR (Sadibey.com) </strong></strong><br />
EN İYİ FİLM: Nar<br />
EN İYİ YÖNETMEN: Ümit Ünal (Nar)<br />
EN İYİ SENARYO: Emre Kavuk (Güzel Günler Göreceğiz)<br />
EN İYİ KADIN: İrem Altuğ (Nar)<br />
EN İYİ ERKEK: Kerem Can (Zenne)<br />
EN İYİ YARDIMCI KADIN: Tilbe Saran (Zenne)<br />
EN İYİ YARDIMCI ERKEK: Uğur Polat (Güzel Günler Göreceğiz)</p>
<p><strong><strong>SELİN GÜREL (Milliyet Sanat, CNBC-E Dergisi) </strong></strong><br />
EN İYİ FİLM: Geriye Kalan<br />
EN İYİ YÖNETMEN: Çiğdem Vitrinel, (Geriye Kalan)<br />
EN İYİ SENARYO: Çiğdem Vitrinel, Şebnem Vitrinel (Geriye Kalan)<br />
EN İYİ KADIN: Selen Uçer (Can)<br />
EN İYİ ERKEK: Serdar Orçin (Can)<br />
EN İYİ YARDIMCI KADIN: Nesrin Cavadzade (Güzel Günler Göreceğiz)<br />
EN İYİ YARDIMCI ERKEK: Buğra Gülsoy (Güzel Günler Göreceğiz)</p>
<p><strong><strong>TUNCA ARSLAN (Arka Pencere) </strong></strong><br />
EN İYİ FİLM: Can<br />
EN İYİ YÖNETMEN: Çiğdem Vitrinel (Geriye Kalan)<br />
EN İYİ SENARYO: Kenan Korkmaz (Lüks Otel)<br />
EN İYİ KADIN: Selen Uçer (Can)<br />
EN İYİ ERKEK: Ali Düşenkalkar (Lüks Otel)<br />
EN İYİ YARDIMCI KADIN: İdil Fırat (Nar)<br />
EN İYİ YARDIMCI ERKEK: Hakan Boyav (Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm)</p>
<p><strong><strong>UĞUR VARDAN (Radikal) </strong></strong><br />
EN İYİ FİLM: Zenne<br />
EN İYİ YÖNETMEN: Ramin Matın (Canavarlar Sofrası)<br />
EN İYİ SENARYO: Emrah Serbes (Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm)<br />
EN İYİ KADIN: Devin Özgür Çınar (Geriye Kalan)<br />
EN İYİ ERKEK: Erdal Beşikçioğlu (Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm)<br />
EN İYİ YARDIMCI KADIN: Rüçhan Çalışkur (Zenne)<br />
EN İYİ YARDIMCI ERKEK: Hakan Duran (Hangi Film)</p>

<p class="sayac_bilgi">Toplam 67 kez,bugün 0 kez okundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/elestirmenlerin-tercihi-nar.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Tanrıların değil insanların evi&#8217;</title>
		<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/tanrilarin-degil-insanlarin-evi.htm</link>
		<comments>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/tanrilarin-degil-insanlarin-evi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Oct 2011 20:33:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İstanbul Editörü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[1995]]></category>
		<category><![CDATA[akrep]]></category>
		<category><![CDATA[Arkeolog]]></category>
		<category><![CDATA[Arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[çatalhöyük]]></category>
		<category><![CDATA[Current Anthropology]]></category>
		<category><![CDATA[delphi]]></category>
		<category><![CDATA[figür]]></category>
		<category><![CDATA[Kalıntı]]></category>
		<category><![CDATA[Klaus Schmidt]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[olympia]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[tapınak]]></category>
		<category><![CDATA[ted banning]]></category>
		<category><![CDATA[Tilki]]></category>
		<category><![CDATA[toronto university]]></category>
		<category><![CDATA[yılan]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ogretmenlerodasi.org/go/?p=10949</guid>
		<description><![CDATA[1995 yılında Alman arkeolog Klaus Schmidt ve Şanlıurfa Müzesi&#8217;ndeki meslektaşları tarafından Şanlıurfa&#8217;nın hemen dışında yer alan bir tepede bulunan kalıntıların en eskisi; üzerinde akrep, yılan,<br /><br /><a href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/tanrilarin-degil-insanlarin-evi.htm">Continue Reading </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1995 yılında Alman arkeolog Klaus Schmidt ve Şanlıurfa Müzesi&#8217;ndeki meslektaşları tarafından Şanlıurfa&#8217;nın hemen dışında yer alan bir tepede bulunan kalıntıların en eskisi; üzerinde akrep, yılan, tilki gibi hayvanlar kazınmış sütunlardan oluşan muazzam bir yapıydı.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-10951" title="" src="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/wp-content/uploads/2011/10/sanliurfa-muzesi-klaus-schmidt.jpg" alt="" width="510" height="300" /></p>
<p>Yapılardaki sanatsal figürler, onları oraya dikmek için gösterilen çaba ve etrafta başka bir yerleşimin bulunmaması, arkeologları buranın Yunan kalıntıları Delphi ve Olympia gibi ibadet için gelinen kutsal bir yer olarak düşünmesine neden oldu.</p>
<p><strong><strong>&#8216;KALICI NÜFUSA DAİR KANIT VAR&#8217;</strong></strong><br />
Eğer bu düşünce doğruysa geçmişi 10 bin yılı bulan yapı dünyanın en eski tapınağıydı. Ancak Current Anthropology dergisinin Ekim sayısına konuşan Toronto Üniversitesi&#8217;nden arkeolog Ted Banning, kalıntılara yeni bir açıklama getirdi.</p>
<p>Bölgede bulunan ve yemek hazırlamak için kullanılan kesici aletlere dikkat çeken Banning, bunların günlük faaliyetlere dair arkeolojik kanıtlar olarak sunarken bu kalıntıların burada oldukça büyük bir nüfusun barındığına işaret ettiğini söylüyor.</p>
<p>Arkeologun bir diğer iddiası da yapıların tanrılar için değil, insanlar için yapıldığı&#8230; Banning, bahsettiği nüfusun da &#8216;Tapınak&#8217; olduğu düşünülen bu yapılarda yaşadığını öne sürüyor ve süslü kırlentlerin, devasa sütunların buranın normal bir yerleşim olmadığının kanıtı olamayacağını dile getiriyor.</p>
<p><strong><strong>ÇATALHÖYÜK&#8217;Ü ÖRNEK GÖSTERDİ</strong></strong><br />
Banning yazısında, Çatalhöyük&#8217;ü de örnek gösteriyor ve evsel sanat örneklerinin buradaki duvarlarda da bulunduğunun altını çiziyor.</p>
<p>Yapıları Kuzey Amerika&#8217;nın kuzeybatı kıyısında bulunan kalıntılarla da karşılaştıran arkeolog, yapının insanların buluştuğu ortak bir kullanım alanı olabileceğini de iddialarına ekliyor.<br />
Şu an tapınak olduğu düşünülen yapının tam anlamıyla tanımlanması için &#8220;Kazının ilerlemesini beklemek gerekli&#8221; diyen Banning, o zamana kadar kalıntıyı &#8216;tapınak&#8217; olarak kabul etmenin yanlış olacağını belirtiyor.</p>

<p class="sayac_bilgi">Toplam 107 kez,bugün 0 kez okundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/tanrilarin-degil-insanlarin-evi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>’Kırmızı Pelerinli Kent&#8217;e çeviri ödülü</title>
		<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/%e2%80%99kirmizi-pelerinli-kente-ceviri-odulu.htm</link>
		<comments>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/%e2%80%99kirmizi-pelerinli-kente-ceviri-odulu.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Oct 2011 19:07:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İstanbul Editörü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[ALMANCA]]></category>
		<category><![CDATA[angelika gillitz acar]]></category>
		<category><![CDATA[angelika hoch]]></category>
		<category><![CDATA[antoloji]]></category>
		<category><![CDATA[aslı erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[Die Berliner Literaturkritik]]></category>
		<category><![CDATA[die welt]]></category>
		<category><![CDATA[Frankfurter Allgemeine]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı pelerinli kent]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Tagesspiegel]]></category>
		<category><![CDATA[türk alman çeviri ödülü]]></category>
		<category><![CDATA[türk kitaplığı]]></category>
		<category><![CDATA[Unionsverlag]]></category>
		<category><![CDATA[wdr]]></category>
		<category><![CDATA[zdf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ogretmenlerodasi.org/go/?p=10932</guid>
		<description><![CDATA[2011 Türk-Alman Çeviri ödülü Aslı Erdoğan’ın ‘’Kırmızı Pelerinli Kent ‘’ adlı romanını Almancaya kazandıran Angelika Gillitz-Acar ve Angelika Hoch’a veriliyor. Unionsverlag yayınevinin beş yılda hazırladığı,<br /><br /><a href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/%e2%80%99kirmizi-pelerinli-kente-ceviri-odulu.htm">Continue Reading </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2011 Türk-Alman Çeviri ödülü Aslı Erdoğan’ın ‘’Kırmızı Pelerinli Kent ‘’ adlı romanını Almancaya kazandıran Angelika Gillitz-Acar ve Angelika Hoch’a veriliyor.</p>
<p>Unionsverlag yayınevinin beş yılda hazırladığı, başlangıcından bugüne Türk Edebiyatından seçilen 14 roman ve öykü, şiir, deneme antolojilerinden oluşan ‘Türk Kitaplığı’ bağlamında 2008 yılında yayımlanan ‘’Kırmızı Pelerinli Kent’’ Almancada büyük başarı kazanmıştı.</p>
<p>Die Welt, Frankfurter Allgemeine, Tagesspiegel gibi başlıca gazetelerde, Die Berliner Literaturkritik gibi etkin edebiyat dergilerinde, kitapla ilgili ellinin üzerinde yazı ve söyleşi yayımlanmış, yazarla ilgili belgeseller ZDF,WDR gibi kanallarda gösterilmişti.</p>

<p class="sayac_bilgi">Toplam 69 kez,bugün 0 kez okundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/%e2%80%99kirmizi-pelerinli-kente-ceviri-odulu.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Suavi ile 5 yıl aradan sonra yeniden</title>
		<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/suavi-ile-5-yil-aradan-sonra-yeniden.htm</link>
		<comments>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/suavi-ile-5-yil-aradan-sonra-yeniden.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Oct 2011 23:19:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İstanbul Editörü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[44 yıl]]></category>
		<category><![CDATA[antalya film festivali]]></category>
		<category><![CDATA[grand prix]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçı]]></category>
		<category><![CDATA[seyhan müzik]]></category>
		<category><![CDATA[suavi]]></category>
		<category><![CDATA[Yargıtay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ogretmenlerodasi.org/go/?p=10889</guid>
		<description><![CDATA[44 yıllık müzik yaşamını ödünsüz dimdik ve aktif olarak yüksek bir tempoyla sürdüren Suavi &#8221;Sanatın ve sanatçının susturulduğu yerde karanlık kaçınılmazdır!&#8221; diyor. Çıktığı sanat yolculuğunda;<br /><br /><a href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/suavi-ile-5-yil-aradan-sonra-yeniden.htm">Continue Reading </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-10891" title="" src="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/wp-content/uploads/2011/10/suavi.jpg" alt="" width="298" height="447" />44 yıllık müzik yaşamını ödünsüz dimdik ve aktif olarak yüksek bir tempoyla sürdüren Suavi &#8221;Sanatın ve sanatçının susturulduğu yerde karanlık kaçınılmazdır!&#8221; diyor.</p>
<p>Çıktığı sanat yolculuğunda; Kimi zaman ciddi zorluklar yaşayan, kimi zaman sansürlenen, yok sayılan, kimi zaman yasaklanan, engellenen; bazı konserleri son anda gerekçesiz iptal edilen, elde ettiği Ulusal ve Uluslararası başarıları görmezden gelinen, Antalya film festivalinde jüri ve jüri başkanı da olan bir sanatçı.</p>
<p>Ülkeyi temsilen dünya birinciliği de olan (26 Ulus arasında Grand-Prix) ve önemli sayılarda festival, dinleti solo konser çalan Suavi’nin 5 yıl arayı takiben “44. Sanat Yılı Albümü” müzik marketlerde yerini almaya başladı.</p>
<p>Daha önceki yıllarda albüm yaptığı kimi firmaların devlete alan borçları nedeniyle mal varlıklarına devletçe el konması sonrasında neredeyse tüm repertuarı icra yoluyla satışa çıkarılan Suavi: 5 yıldır bu nedenle tek bir adet bandrol alamıyordu. “5846 sayılı fikri mülkiyet yasasının” tümüyle lehine kazanımlarına rağmen hukuksal mücadelesini YARGITAY’a kadar taşıyan sanatçı, heyecanla bu neticeyi beklerken, aynı zamanda “Suavi Seçkileri”nden oluşan 15 şarkılık bir albümü SEYHAN MÜZİK etiketiyle yeniden marketlere taşıyor.</p>

<p class="sayac_bilgi">Toplam 74 kez,bugün 0 kez okundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/suavi-ile-5-yil-aradan-sonra-yeniden.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yılmaz Erdoğan &#8216;tarihin sıfır noktası&#8217;nda</title>
		<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/yilmaz-erdogan-tarihin-sifir-noktasinda.htm</link>
		<comments>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/yilmaz-erdogan-tarihin-sifir-noktasinda.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Oct 2011 22:17:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İstanbul Editörü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[bahman ghobadi]]></category>
		<category><![CDATA[balıklıgöl]]></category>
		<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[çekimler]]></category>
		<category><![CDATA[cennet bahçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[edene]]></category>
		<category><![CDATA[eşekler ile yüzmek]]></category>
		<category><![CDATA[eski tapınak]]></category>
		<category><![CDATA[Göbeklitepe]]></category>
		<category><![CDATA[gümrük hanı]]></category>
		<category><![CDATA[haleplibahçe]]></category>
		<category><![CDATA[halikürrahman]]></category>
		<category><![CDATA[insanlık tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[iranlı yönetmen]]></category>
		<category><![CDATA[irem]]></category>
		<category><![CDATA[kazı alanı]]></category>
		<category><![CDATA[kısa metrajlı film]]></category>
		<category><![CDATA[Mardin]]></category>
		<category><![CDATA[mozaikler]]></category>
		<category><![CDATA[örencik köyü]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncu]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa belediye başkanı ahmet eşref fakıbaba]]></category>
		<category><![CDATA[tarihin en eski şehri]]></category>
		<category><![CDATA[tarihin en eski tapınağı]]></category>
		<category><![CDATA[yem]]></category>
		<category><![CDATA[yılmaz erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Yönetmen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ogretmenlerodasi.org/go/?p=10884</guid>
		<description><![CDATA[Yönetmen-oyuncu Yılmaz Erdoğan, Göbeklitepe kazı alanında bulunan tarihin en eski tapınağı ve şehriyle ilgili bir belgesel çalışması yapacaklarını söyledi. Mardin&#8217;de çekimleri gerçekleştirilen İranlı yönetmen Bahman<br /><br /><a href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/yilmaz-erdogan-tarihin-sifir-noktasinda.htm">Continue Reading </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yönetmen-oyuncu Yılmaz Erdoğan, Göbeklitepe kazı alanında bulunan tarihin en eski tapınağı ve şehriyle ilgili bir belgesel çalışması yapacaklarını söyledi.</p>
<p><img class="size-full wp-image-10885 aligncenter" title="" src="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/wp-content/uploads/2011/10/y%C4%B1lmaz-erdo%C4%9Fan-g%C3%B6beklitepe-%C5%9Fanl%C4%B1urfa.jpg" alt="" width="530" height="270" /></p>
<p>Mardin&#8217;de çekimleri gerçekleştirilen İranlı yönetmen Bahman Ghobadi&#8217;nin &#8221;Eşekler ile Yüzmek&#8221; isimli kısa metrajlı filmin başrol oyuncusu Erdoğan, Şanlıurfa Belediye Başkanı Ahmet Eşref Fakıbaba&#8217;nın davetlisi olarak kente geldi.</p>
<p>Çeşitli ziyaretlerde bulunan Yılmaz Erdoğan ve beraberindekiler, Örencik köyü yakınlarındaki Göbeklitepe kazı alanı, Haleplibahçe mozaikleri ve tarihi Balıklıgöl&#8217;ü gezdi. Halilürrahman gölünde balıklara yem atan ve tarihi Gümrük Hanı&#8217;nı gezen Erdoğan&#8217;a vatandaşlar ilgi gösterdi.</p>
<p>Şanlıurfa ziyareti sırasında Göbeklitepe&#8217;yi görme imkanı bulduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8221;Göbeklitepe&#8217;yi bilmeyenler için söyleyeyim, dünya tarihi yeniden yazılıyor. Şanlıurfa&#8217;da yeni kazılarla Edene&#8217;nin &#8216;cennet bahçeleri&#8217; bulundu. Şu anda ne dediğimi tam anlamayanlar ileride daha iyi anlayacaklar. İnsanlık tarihi yeniden yazılıyor, o yüzden çok önemli bir şey. Göbeklitepe&#8217;de bulunan tarihin en eski tapınağı ve şehriyle ilgili bir belgesel çalışması yapacağız.&#8221;</p>

<p class="sayac_bilgi">Toplam 67 kez,bugün 0 kez okundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/yilmaz-erdogan-tarihin-sifir-noktasinda.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Bu ülke daha toplu mezarlarıyla yüzleşmemiş&#8217;</title>
		<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/bu-ulke-daha-toplu-mezarlariyla-yuzlesmemis.htm</link>
		<comments>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/bu-ulke-daha-toplu-mezarlariyla-yuzlesmemis.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Oct 2011 01:47:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İstanbul Editörü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Adem]]></category>
		<category><![CDATA[almalar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim]]></category>
		<category><![CDATA[Faşizm]]></category>
		<category><![CDATA[Fransızlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kenan Evren]]></category>
		<category><![CDATA[lineer zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Sabiha Gökçen]]></category>
		<category><![CDATA[sema kaygusuz]]></category>
		<category><![CDATA[semih gümüş]]></category>
		<category><![CDATA[sözünü sakınadan]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrı]]></category>
		<category><![CDATA[tekvin]]></category>
		<category><![CDATA[yere düşen dualar]]></category>
		<category><![CDATA[yere düşer dualar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ogretmenlerodasi.org/go/?p=10849</guid>
		<description><![CDATA[&#8221;Bu ülke kurban dilini daha halletmemiş. Kenan Evren’i daha yargılamamış, toplu mezarlarıyla yüzleşmemiş. Sabiha Gökçen hala modern kadın sembolü olarak sunuluyor, Atatürk hala tabu&#8230;” Sözünü<br /><br /><a href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/bu-ulke-daha-toplu-mezarlariyla-yuzlesmemis.htm">Continue Reading </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8221;Bu ülke kurban dilini daha halletmemiş. Kenan Evren’i daha yargılamamış, toplu mezarlarıyla yüzleşmemiş. Sabiha Gökçen hala modern kadın sembolü olarak sunuluyor, Atatürk hala tabu&#8230;” Sözünü Sakınmadan&#8217;ın konuğu Sema Kaygusuz&#8217;du&#8230;</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-10850" title="" src="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/wp-content/uploads/2011/10/sema-kaygusuz-sozunu-sak%C4%B1nmadan.jpg" alt="" width="500" height="200" /></p>
<p>Metinlerinde müzikal bir tını da aradığını vurgulayan yazar, “Her yazarın bir üslubu var; kimisi sayfa sayfa, kimisi cümle cümle düşünür. Ben sözcük sözcük düşünen bir yazarım” dedi. Tekvin’de Tanrı’nın kainatı yarattıktan sonra şeylere isim vermek için Adem’i yarattığını anımsatan Kaygusuz, insanın baktığı şeyi tanımladığını ve okumaya başladığını söylerken, bu açıdan, edebiyata başladığı öykü türünün romana göre daha atak, refleksleriyle düşünen bir tür olduğunu dile getirdi.</p>
<p><strong><strong>İnsan gençken küstah oluyor ama rezil olmuyor </strong></strong><br />
Yazmaya başladığında hiçbir şey bilmediğini ve Varlık’a gönderdiği ilk öykülerinin ödül kazanmasının ardından “Poetikanız ne? Kimlerden etkilendiniz?” gibi soruların karşısında şaşırdığını söyleyen yazar, kendi kuşağından gelen yazarların yollarını el yordamıyla bulduğunu belirtti: “Okumaya dair kafa karışıklıklarının olduğu Özal döneminin çocuklarıyız ve benim kuşağımın yazarları öncülleriyle yakın ilişkileri olan bir kuşak değil.”</p>
<p>Eski öykülerini beğenmediğini de belirten yazar, Ortadan Yarısından’ı bir daha yayımlamayacağını, çok beğenilmesine rağmen Sandık Lekesi‘yle de anılmak istemediğini belirtti: “Sandık Lekesi benim için bir sıçramadır; Ortadan Yarısından’daki acemilikleri barındırmaz. Ancak yine de bu kitaplarımla özdeşleştirilmeyi tercih etmiyorum. Çünkü öykü anlayışım her geçen gün evriliyor; bunu yılbaşında çıkacak yeni kitabımda da görebileceksiniz.”</p>
<p>“Gençlik yıllarında, kitaplarımla ilgili o ilk konuşmalarımı düşününce, kendimi çok küstah buluyorum” diyen Kaygusuz’a göre, gençlikte küstahlık normal sayılır: “Büyümenin diyalektiğinde şöyle bir şey var, insan gençken rezil olmuyor. Asıl rezalet 50’sinden sonra başlıyor! Gençlikte küstahlık kendini kışkırtmaktır biraz.”</p>
<p><strong><strong>Ne kadar şikayet ederseniz o kadar merkezde gözünüz vardır<br />
</strong></strong>Yazar, olgunluk döneminin Yere Düşen Dualar ile başladığını belirtiyor: “Yere Düşen Dualar’ı yazdığımda kendimi bir birey olarak da öğüttüm. Çünkü ne kadar çok şikayet ederseniz merkezde o kadar gözünüz var demektir. Yere Düşen Dualar’ı yazdığımda dünyevilikten vazgeçmiştim. Asıl o kitabı yazdığımda bir edebiyatçı gibi düşünmeye başladım.”</p>
<p>Söyleşide, aynı hikâyenin iki ayrı biçimde anlatıldığı kitabın yapısı ve Kaygusuz’un kitapta yapmak istedikleri de uzun uzadıya konuşuldu. Kitabın ikinci bölümüne yöneltilen eleştirilere katılmadığını belirten ve Deleuze’ün betimlediği iki tip adaya göndermede bulunan yazar, “Biz rüya gören varlıklarız. İmgesiyle, mitoslarımızla bir gece hayatımız var. İkinci bölümde rüya alemi ve mitostan bahsediyorum. Ben söyleyeceğimi ilk bölümde söyledim. İkinci bölümde gerçekliğin gerçekte nasıl yaşandığına eğildim. Kişinin içindeki çoğulluğa, kafa karışıklıklarına, çağrışımlara, esintilere ihtiyacım vardı” dedi.</p>
<p><strong><strong>Almanlar anlamadı, sömürge geleneği olan Fransızlar anladı </strong></strong><br />
Yazmasının uzun bir süre aldığı kitapla ilgili kendi fikrine aşık olduğunu ve “İkinci bölümü yazarken gerçekten çok zorlandım” diyen Kaygusuz, yöneltilen eleştirileri anladığını ve eleştirilere rağmen gelen olumlu tepkilere de sevindiğini belirtti: “Haz diye bir şey kalmamış; insanlar hızlıca eğlenerek tüketmek istiyor kitabı. Hız çağındayız, anlıyorum; ama bir de ruhumuz var! Bu kitabı yazarsam özgürleşeceğimi biliyordum ama karşılık beklemiyordum. Yine de bir karşılığı olmasına çok sevindim.”</p>
<p>Yazara göre başka dillere ilk çevrilen kitabı Yere Düşen Dualar’ı Almanlar anlamamış, Fransızlar ise beğenmiş: “Almanlar bilgi odaklı yaklaşıyor, okuduğundan bir şey öğrenmek istiyor. Bizim kültürümüze dair bir şeyler öğrenmek istiyorlar. ‘Varoluş sorununun alası bende var zaten, bana ne seninkinden’ diyor. Oysa kitap duyumlarla, mitoslarla ilgili… Fransızlar bunu anladı. Kendilerinden, psikanalitik yaklaşımlarından bir şeyler buldular. Almanlarda sömürge geleneği yok, içe kapalılar. Fransızlardaysa sömürge geleneği var ve yazarı kendilerine katıyorlar.”</p>
<p><strong><strong>Kurban dili dünyanın en ahlaksız sorusuna kapı açabilir </strong></strong><br />
Söyleşide yazarın Yüzünde Bir Yer isimli kitabında kurduğu dilin, Dersim’de yaşanan olayların içerdiği acının üstünü örttüğü yönündeki eleştiriler de konuşuldu. Muhalif bir dil olarak “kurban dili”nden sakınmak istediğini söyleyen yazar, bunun sebebini, “Bu dil dünyanın en ahlaksız sorusuna kapı da açabilir: Bunlar neden oldu? Çünkü insanlar isyan etmiş, çünkü, çünkü… Ben bunu yapmak, 15 bin kişinin öldüğü bir olayı &#8216;çünkü&#8217;lerle tartışmak istemiyorum. Bu sorundan uzak durmak için nasıl bir dil kurmalıyım diye düşündüm. Babaanneme baktım. Onun sığındığı Hızır mitosunun köklerine baktım. Bu konunun niye konuşulmadığını düşündüm. Fransız psikanalizcilerini okudum. Tecavüz gibi insan benliğini altüst eden olaylar konuşulmuyor çünkü araya utanç faktörü giriyor… Hikayeye asimilasyon yönüyle baktım ve sonunda şöyle düşündüm: Tek bir kadının torunu olmayayım. Alman deportizasyonuyla da benzerlikler var Dersim’de. Aborjinlere ve Kızılderililere de benziyor. Kızılderililer de benzer bir ‘medenileştirme hareketi’ yaşadı. Ben onların da torunu olmak istedim.”</p>
<p><strong>T<strong>oplu mezarlarla yüzleşmek </strong></strong><br />
“’Yaşadığımız acıları anlat’ diyor Dersimli bir entelektüel. Kıyamam ki bunu yapmaya. Bir şeyi anlattığın zaman pornografik bir şiddetin parçası olabilirsin. Ben askerleri tekrar köye sokmak istemedim. Bir de bildiğim bir şeyi yapmak istedim. Bu da suskunluğun bana nasıl tesir ettiğiydi” diyen yazara göre kitap “eksik bir ortama” doğmuş: “Kitapta gerçek bir kişiye yer verdim. Frik Dede. Frik Dede’nin oğlu operasyonda bir yüzbaşı tarafından yakılarak öldürülüyor. Frik Dede bir daha konuşmuyor, çünkü bu dünyadaki dilini kaybediyor. Bu ülke kurban dilini daha halletmemiş. Kenan Evren’i daha yargılamamış, toplu mezarlarıyla yüzleşmemiş. Sabiha Gökçen hala modern kadın sembolü olarak sunuluyor, Atatürk hala tabu.”</p>
<p>Ömer Türkeş, Adorno’nun “Auschwitz’den sonra şiir yazılmaz” sözünü hatırlatarak, romanın yine de yaşanan acıyı dili nedeniyle bir parça örttüğünü, bunun da tartışılır bir şey olduğunu söylemesi üzerine Kaygusuz, “Kitabı çevreleyecek yeterince başka eser yok. Olayı anlatan belgeseller çekilmeli, tanıklıklar dile gelmeli. O zaman, belki 10-15 sene sonra bu kitap, kütüphanedeki yerini bulacak” yorumunda bulundu.</p>
<p><strong><strong>İnsan önce hayvanı ötekileştirdi </strong></strong><br />
Semih Gümüş’ün yazarın “İnsan önce hayvanı ötekileştirdi” sözünü hatırlatması üzerine Kaygusuz şunları söyledi: “Faşizmden önce cinsiyetçilik, cinsiyetçilikten önce türcülük var. Doğayı evlilik yapılabilen dişi bir alan gibi gördüğümüz için zapturapt altına alıyoruz. Bunu tek tanrılı dinler de yapıyor! Kainatı insana emanet edilmiş bir şey olarak görmek, biraz yüzeysel bir okumayla firavunlar yaratmaya yol açıyor.”</p>
<p>“Önceden hayvana öykünme vardı” diyen yazar kerpiç yapmayı kırlangıçtan öğrendiğimizi, manda ve inek gibi hayvanlarınsa insanlara yaklaştığında dile bile etki ettiğinin altını çiziyor: “Anne anlamındaki ‘mama’ seslenişini, kendi yavrusunu çağıran inekten öğrendik”</p>
<p><strong><strong>Zavallı bir uygarlık ve incir ağacından devşirilen felsefe </strong></strong><br />
Hayvanlardan sonra kölelerin, sonra da kadınların ruhsuz ilan edildiğini söyleyen yazar, belgesellere de dikkat çekiyor: “Hayvan belgesellerinde doğa yok. Beslenen timsah neden katil olsun? Orada kendisini tehlikeye sokan ‘Afrikalı suçlular’ın hayatını gösteren Anglosakson bakışı var! Şunu unutmamak gerek: Her şeyin bir öz otoritesi var. Ateşin, ağacın, suyun&#8230; Ağacın kökü, içsel otoritesini hayata geçiriyor, betona rağmen yerini açıyor. Biz o otoriteden esinleneceğimize, baskıcı, hiyerarşik otoriteye muhtaç, zavallı bir uygarlık kurduk. Ve ona inanıyoruz ne yazık ki! Bu yüzden taşın, toprağın, hayvanın hakkını savunmayan bir sosyalizm olamaz bugün,” diyen Sema Kaygusuz, gelen bir soru üzerine felsefeyle ilk etkileşiminin de kitaplardan olmadığını söyledi: “Babaannem ben doğduğumda incir ağacı dikmiş. Çocukken bir inciri koparıp yemeye kalktığımda “Dikkat et, o senin kardeşin!” dedi. Bütünlük, evreni iç bünyede taşımak&#8230; İlk felsefi ürperişim buydu. Sonra Spinoza, Deleuze gibi isimlerle tanıştım.”</p>
<p><strong><strong>Zamandan kopmayı öğrenmelisin! </strong></strong><br />
Yazarlığı ile ilgili de konuşan ve “Ödül aldıktan sonra sahtekâr gibi hissetmemek için gece gündüz çalıştım. Dinlenirken bile satranç oynuyorum, hiç dinlenmiyorum” diyen Kaygusuz, başka işlerde çalışamadığını vurguladı: “Reklam yazarlığı da yaptım ama ruhumda bir yarılma hissettim, hasta oldum. Benimkisi sadece okuma ve yazma odaklı bir yaşam.”</p>
<p>Kaygusuz, “Lineer zamandan kopmayı bilmek, kendi zamanını kurmak” gerekliliğine olan inancını şöyle açıkladı: “Dünya çok çekici ve rekabete çağıran merkeziyetçi bir yapısı var. Onda gözünüz yoksa artık sizin için iktidar da yoktur.” Bir dinleyici, Virginia Woolf’un yazarlık için “kendine ait bir oda” ve biraz da paraya gerek olduğunu söylediğini hatırlattı ve “Belli ki sizin kendinize ait bir odanız var. Belki de bahsettiğiniz kurban dili, muhalif dil, bu şansa sahip olmayan yazarlarda gelişiyor,” diyerek Sema Kaygusuz&#8217;un kurban dili konusunda söylediklerini eleştirdi. Haydar Ergülen, Faruk Duman gibi aynı zamanda başka işlerde çalışan yazarları hatırlatan Kaygusuz ise eleştiriye “Ben iki işi yapamıyorum. Bu bana dair bir şey, yapabilenler de var. İstedikten sonra yapılır,” sözleriyle cevap verdi.</p>
<p>&nbsp;</p>

<p class="sayac_bilgi">Toplam 112 kez,bugün 0 kez okundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/bu-ulke-daha-toplu-mezarlariyla-yuzlesmemis.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

