<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Öğretmenler Odası &#124; Eğitim,Haber,Özel Ders,İlan,İhaleler,Üniversiteler,Sınavlar,Sbs,Ygs,Lys,Kpss,Kpds,Ales &#187; Edebiyat</title>
	<atom:link href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/category/kultur-sanat/edebiyat/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go</link>
	<description>Tüm Branşlar Tek Odada</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Jan 2012 15:06:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Oscar Wilde&#8217;ın &#8216;ahlaksız teklifleri&#8217; satılıyor</title>
		<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/oscar-wildein-ahlaksiz-teklifleri-satiliyor.htm</link>
		<comments>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/oscar-wildein-ahlaksiz-teklifleri-satiliyor.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Sep 2010 10:50:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İstanbul Editörü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[1887]]></category>
		<category><![CDATA[24 eylül]]></category>
		<category><![CDATA[alan fudd]]></category>
		<category><![CDATA[Alsager Vian]]></category>
		<category><![CDATA[bamfords müzayede]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşik Krallık]]></category>
		<category><![CDATA[Daily Telegraph]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki teklifi]]></category>
		<category><![CDATA[italyan şarabı]]></category>
		<category><![CDATA[mektuplar]]></category>
		<category><![CDATA[Oscar Wilde]]></category>
		<category><![CDATA[pagani]]></category>
		<category><![CDATA[Portland Sokağı]]></category>
		<category><![CDATA[v&a sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[varis]]></category>
		<category><![CDATA[vian]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ogretmenlerodasi.org/go/?p=10102</guid>
		<description><![CDATA[Oscar Wilde&#8217;ın mektuplarında, eşcinselliğin yasak olduğu yıllarda, yazarın, kendisinin de yazılar yazdığı bir derginin editörüne, ilişkide bulunmayı teklif ettiği ortaya çıktı. &#8216;ilişki teklif ettiği&#8217; mektupları<br /><br /><a href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/oscar-wildein-ahlaksiz-teklifleri-satiliyor.htm">Continue Reading </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Oscar Wilde&#8217;ın mektuplarında, eşcinselliğin yasak olduğu yıllarda,  yazarın, kendisinin de yazılar yazdığı bir derginin editörüne, ilişkide  bulunmayı teklif ettiği ortaya çıktı.</strong></p>
<p>&#8216;ilişki teklif ettiği&#8217; mektupları açık  artırmayla satılacak. Bamfords Müzayede evi yetkililerinden Alan Judd,  bu mektupların, &#8220;çalkantılı Oscar Wilde bulmacasının tamamlanmasına&#8221;  yardımcı olmak açısından, büyük önem taşıdığını belirtiyor.Wilde,  söz konusu mektupları dergi editörü Alsager Vian&#8217;a yazmış. Vian&#8217;ın  varisleri şimdi bu mektupları açık artırmayla satışa çıkarıyorlar.</p>
<p>Oscar  Wilde, 1887 Yılında yazdığı mektupların birinde, editörü, İtalyan  şarabı eşliğinde akşam yemeğine davet ediyor ve ardından genç adamın  odasına çıkmaları önerisinde bulunuyor.</p>
<p>Daily Telegraph gazetesi Oscar Wilde&#8217;ın bir mektubundan şu alıntıları yapıyor:</p>
<p>&#8221;Cuma  saat 7:30&#8242;da Portland Sokağındaki Pagani&#8217;ye akşam yemeğine gelin.  Kıyafet önemli değil. Biz bize olacağız ve bir matara da İtalyan şarabı.  Ardından sigara içer, gazete makalesi hakkında konuşuruz. Sonra sizin  odanıza gidebilir miyiz? Ben çok uzaktayım ve kulüplere girmek de zor  oluyor&#8230; Perşembe akşamı görüşünceye dek&#8230; Bütün bunlar çok yanlış,  öyle değil mi? Hürmetle, Oscar Wilde.&#8221;</p>
<p>24 Eylül&#8217;de yapılacak açık artırmada Oscar Wilde&#8217;in beş mektubunun 10 bin sterline satılması bekleniyor.</p>
<p>Vian  ailesinin, kendi gelenekleri doğrultusunda mektupları kilit altında  tuttuğu ve Alsager Vian&#8217;ın 1924 yılında ölümüne kadar mektuplara el  sürülmediği anlaşılıyor.</p>
<p>Vian, 1891 yılında evlenmişti ve Ulusal Biyografi Sözlüğü&#8217;ne yazdığı birçok yazıyla tanınıyordu.</p>
<p>İrlanda doğumlu Oscar Wilde, bu mektupları  yazdığı tarihten 8 yıl sonra &#8220;bir başka erkekle uygunsuz ilişki içinde  olduğu&#8221; gerekçesiyle ve o dönemin toplumunda büyük olay yaratan  mahkemesi sonucu, iki hapis cezasına çarptırılmıştı.</p>
<p><strong><strong>Wilde&#8217;ın yaşamı ve mirası V&amp;A&#8217;e geliyor</strong></strong><br />
Bu  arada Londra&#8217;daki Victoria And Albert Müzesi, Oscar Wilde&#8217;ın yaşamını  ve geride bıraktığı mirası içeren yeni bir sergiye hazırlanıyor.</p>
<p>19.  Yüzyılda Birleşik Krallık&#8217;taki estetik hareketleri konu alan sergide,  Oscar Wilde&#8217;dan başka William Morris ve Dante Gabriel Rossetti gibi  aydınların yaşamları ve mirasları da inceleniyor.</p>
<p>V&amp;A Sergisi gelecek yıl 2 Nisan-17 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek.</p>

<p class="sayac_bilgi">Toplam 965 kez,bugün 0 kez okundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/oscar-wildein-ahlaksiz-teklifleri-satiliyor.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uyuyan bir uygarlık: Yeraltındaki İstanbul</title>
		<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/uyuyan-bir-uygarlik-yeraltindaki-istanbul.htm</link>
		<comments>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/uyuyan-bir-uygarlik-yeraltindaki-istanbul.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Sep 2010 10:36:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İstanbul Editörü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[antik liman]]></category>
		<category><![CDATA[ayazmalar]]></category>
		<category><![CDATA[çilehane]]></category>
		<category><![CDATA[Gazeteci-yazar Ersin Kalkan]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[Miras]]></category>
		<category><![CDATA[sarnıçlar]]></category>
		<category><![CDATA[şehir anlatısı]]></category>
		<category><![CDATA[su tesisileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ogretmenlerodasi.org/go/?p=10099</guid>
		<description><![CDATA[Büyük Saray’dan arta kalanlar, dünyada bir eşi olmayan kalyon, Nakkaş Halı Mağazası’ndaki Sarnıç, Ese Kapısı Mescidi, 8000 yıllık sırlar&#8230; Yeraltındaki İstanbul&#8217;u biliyor musunuz? Yer üstündeki<br /><br /><a href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/uyuyan-bir-uygarlik-yeraltindaki-istanbul.htm">Continue Reading </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Büyük Saray’dan arta kalanlar, dünyada bir eşi olmayan kalyon,  Nakkaş Halı Mağazası’ndaki Sarnıç, Ese Kapısı Mescidi, 8000 yıllık  sırlar&#8230; Yeraltındaki İstanbul&#8217;u biliyor musunuz?</strong></p>
<p>Yer üstündeki mimari ve doğal güzellikleri ile  insanları hayran bırakan İstanbul, yeraltındaki yapıları ile de hala  gizemini koruyan bir şehir. Dan Brown’ın da son İstanbul ziyaretinde  işaret ettiği İstanbul’un bu gizemli yapısı, İstanbul Büyükşehir  Belediyesi Kültür A.Ş.’nin yayımladığı “Yeraltındaki İstanbul” kitabı  ile gün yüzüne çıkıyor.</p>
<p>Gazeteci-yazar  Ersin Kalkan’ın kaleme aldığı Yeraltındaki İstanbul, İstanbul’un bu  eşsiz mirasını hatırlatıyor ve dikkatimizi kentin yer altı  zenginliklerine çekiyor. Bir “şehir anlatısı” olarak  nitelendirilebilecek kitap, Büyük Saray’dan Ayasofya’nın sırlarına,  Antik Liman’dan ayazmalara, su tesislerinden sarnıç’lara, çilehanelerden  İstanbul’un yer altı efsanelerine uzanan geniş bir yelpazede farklı bir  İstanbul’la yüzleştiriyor okuru.</p>
<p>Yeraltındaki  İstanbul kitabının özelliği, İstanbul’u hem yer altı hem de yer üstü  zenginliklerini birleştirerek anlatmasında çünkü çoğu zaman İstanbul’un  toprak üzerinde gördüğümüz yapılarının kadim çağlarda farklı mimari  yapıların üzerine kurulu yeni yapılardan ibaret olduğunu gözden  kaçırabiliyoruz. Ya da şimdi yer altında olan ancak yer üstünde de  varlıklarını sürdüren yapıların tarihçesini çoğu zaman sadece  gördüklerimizden ibaret sanabiliyoruz. Kitap, İstanbul’un görünen ve  görünmeyen yapılarını birlikte anlatması bakımından da okura önemli bir  İstanbul gezisi sunuyor.İstanbul’u “yeraltından” keşfetmeye başlayarak arada bir yer üstüne de  çıkarak okumanın keyfini sunan ve Yeraltındaki İstanbul’un sayfaları  arasında bir başka İstanbul var.</p>
<p>&#8221;Bir şehir düşünün ki, zamanı mahzenlerinde dondurup saklasın; mekânı  kuytularında hıfzedip geleceğe bıraksın… İstanbul hakkında bilmemiz  gerekenlerin çoğunluğu karşısında düştüğümüz acz, kitapların sayısındaki  artışı da beraberinde getiriyor. Ve bu kitapları, geleceğin nesillerine  de İstanbul’u anlama rehberi olarak kalacaktır. Bu şehri anladığımızda,  “yabancı”lığımızın kaybolacağına; İstanbul’un ortak paydasında dün  yükselmiş ortak kültürün bugün de yükselebileceğine inanıyoruz.  Yeraltındaki İstanbul, İstanbul’a, dünyanın merkezine seyahate  çağırıyor.&#8221; <strong><strong>(Kitaptan)</strong></strong></p>

<p class="sayac_bilgi">Toplam 173 kez,bugün 0 kez okundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/uyuyan-bir-uygarlik-yeraltindaki-istanbul.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ferit Edgü&#8217;den &#8216;Leş&#8217; bir kitap</title>
		<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/ferit-edguden-les-bir-kitap.htm</link>
		<comments>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/ferit-edguden-les-bir-kitap.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Sep 2010 08:52:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İstanbul Editörü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[1953-2002]]></category>
		<category><![CDATA[1958]]></category>
		<category><![CDATA[Baudelarie]]></category>
		<category><![CDATA[büyük öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[ferit edgü]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[leş]]></category>
		<category><![CDATA[Öykü]]></category>
		<category><![CDATA[türk edebiyatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ogretmenlerodasi.org/go/?p=9891</guid>
		<description><![CDATA[Türk edebiyatının tartışmasız en güçlü kalemlerinden Ferit Edgü&#8217;nün bütün öyküleri bir arada. Usta yazar Ferit Edgü’nün elli yılı aşkın yazarlık yaşamının ürünü olan ve 1953-2002<br /><br /><a href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/ferit-edguden-les-bir-kitap.htm">Continue Reading </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türk edebiyatının tartışmasız en güçlü kalemlerinden Ferit Edgü&#8217;nün bütün öyküleri bir arada.</strong></p>
<p>Usta yazar Ferit Edgü’nün elli yılı aşkın  yazarlık yaşamının ürünü olan ve 1953-2002 yılları arasında yayınlanan  dokuz öykü kitabı, LEŞ adıyla basılan toplu öyküler cildinde bir araya  getirildi.</p>
<p>&#8221;Bu  elinizdeki ‘kitapların kitabı’, benim yazma serüvenimin ürünü. Okur, bu  serüveni, başlangıcından bugüne değil, bugünden başlangıcına doğru  izleyecek. Yok eğer kronolojiye düşkünse, kitaba sondan başlayabilir…&#8221; <strong><strong>(Ferit Edgü)</strong></strong></p>
<p>Ferit  Edgü’nün “Sunu” yazısıyla açılan kitapta yer alan öyküler, son kitaptan  ilk kitaba doğru sıralanıyor. Bazı kitapların başında ve sonunda yer  alan önsöz ve sonsözler de aynen korunmuş.Kitap adını, Ferit Edgü’nün başlığını Baudelarie’in bir şiirinden esinlenerek koyduğu, 1958 tarihli bir öyküsünden alıyor.Tüm  hazırlanma sürecinde yazarının bizzat kontrolünden geçen ve Sel  Yayıncılık’ın özenli bir baskıyla okurun ilgisine sunduğu kitap, aynı  zamanda Ferit Edgü’ye bir saygı niteliğinde…</p>

<p class="sayac_bilgi">Toplam 213 kez,bugün 0 kez okundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/ferit-edguden-les-bir-kitap.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Darbelerden sonra ne yazdılar?</title>
		<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/darbelerden-sonra-ne-yazdilar.htm</link>
		<comments>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/darbelerden-sonra-ne-yazdilar.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Sep 2010 11:23:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İstanbul Editörü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[1980]]></category>
		<category><![CDATA[27 Mayıs 1960]]></category>
		<category><![CDATA[av.bekir berk]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Nesin]]></category>
		<category><![CDATA[bedii faik]]></category>
		<category><![CDATA[çetin altan]]></category>
		<category><![CDATA[cihad baban]]></category>
		<category><![CDATA[Darbeli Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[ilhan selçuk]]></category>
		<category><![CDATA[Nazlı Ilıcak]]></category>
		<category><![CDATA[necati zincirkıran]]></category>
		<category><![CDATA[nezihe araz]]></category>
		<category><![CDATA[sadık albayrak]]></category>
		<category><![CDATA[talat halman]]></category>
		<category><![CDATA[Uğur mumcu]]></category>
		<category><![CDATA[usta gazeteciler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ogretmenlerodasi.org/go/?p=9858</guid>
		<description><![CDATA[Uğur Mumcu’dan Çetin Altan’a, İlhan Selçuk’tan Nazlı Ilıcak’a, Aziz Nesin’den Necati Zincirkıran’a&#8230; Darbelerden sonra ne yazdılar? Mine Söğüt’ün, Türkiye’nin yakın tarihine damgasını vuran üç önemli<br /><br /><a href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/darbelerden-sonra-ne-yazdilar.htm">Continue Reading </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uğur Mumcu’dan Çetin Altan’a, İlhan Selçuk’tan Nazlı Ilıcak’a, Aziz  Nesin’den Necati Zincirkıran’a&#8230; Darbelerden sonra ne yazdılar?</strong></p>
<p>Mine Söğüt’ün, Türkiye’nin yakın tarihine  damgasını vuran üç önemli askeri müdahalenin (27 Mayıs, 12 Mart ve 12  Eylül) ilk haftasında çeşitli gazetelerde yayımlanan köşe yazılarının  arasından yaptığı derleme &#8216;Darbeli Kalemler&#8217; çıktı.</p>
<p>Kitapta,  Uğur Mumcu’dan Çetin Altan’a, Cihad Baban’dan Av. Bekir Berk’e, Bedii  Faik’ten Talat Halman’a, İlhan Selçuk’tan Sadık Albayrak’a, Nezihe  Araz’dan Nazlı Ilıcak’a, Aziz Nesin’den Necati Zincirkıran’a kadar 65  yazar 125 köşe yazısı yer alıyor.</p>
<p>Hem  siyasi tarihimize hem de basın tarihimize bir başka gözle bakmak için  ayna işlevi görecek ola “Darbeli Kalemler”, bir dönemin usta  gazetecilerinin darbeler sonrası öngörüleri, endişeleri, umutları  nelerdi, askeri müdahale, bir kurtuluş mu yoksa baskılarla dolu yeni bir  dönemin başlangıcı mıydı, gibi pek çok soruyla okuyucuyu baş başa  bırakıyor.</p>
<p>Suçlulara acımayacağız. Gözyaşlarına acımak  zamanı çoktan geçmiştir. Bu halk kan ağlarken gülenlere acınmaz. Zorba  çete başının gözü dönmüş polisleri, özgürlük isteyen üniversitelileri  kurşunlarken, Mr. Yüzde Yirmibeş neredeydi, ne yapıyordu, biliyor  musunuz? Hilton’da viski içiyor, dans ediyor, güzel kadınlarla  eğleniyordu. Evet böyle… Böylelerine de acınmaz. <strong><strong>(31 Mayıs 1960, Az gittik uz gittik &#8211; Aziz Nesin, Akşam) </strong></strong></p>
<p>Fırtınalı  dönemlerin ilk günlerinde basının reflekslerini açıkça ortaya koyan bu  çalışmada farklı ideolojilerdeki gazetecilerin askeri müdahaleleri nasıl  değerlendirdiği gözler önüne seriliyor.</p>
<p>Yorumsuz,  olduğu gibi aktarılan bu köşe yazıları, ardı ardına okunduklarında  Türkiye’nin 27 Mayıs 1960 tarihinde açılan bir kapıdan geçerek onar  yıllık aralarla 1980 yılında nasıl bambaşka bir noktaya geldiğini  gösteren belgesel bir değer taşıyor.</p>
<p>Darbelerin  ardından sıcağı sıcağına yazılmış bu köşe yazıları okura hem tarihe  ideolojik güdümlemelerden bağımsız “kendi gözleriyle” bakma fırsatı  veriyor, hem de bugünkü ordu ve rejim tartışmalarını değerlendirebilmesi  için geniş bir perspektif sunuyor.</p>
<p>İlk  haftanın refleksleriyle yazılan bu yazıların ışığında, geçmişe bugünden  değil de o günlere dönerek, olayların içinden bakmayı öneriyor.</p>

<p class="sayac_bilgi">Toplam 176 kez,bugün 0 kez okundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/darbelerden-sonra-ne-yazdilar.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>157 yıl yaşadı 9 padişah eskitti</title>
		<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/157-yil-yasadi-9-padisah-eskitti.htm</link>
		<comments>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/157-yil-yasadi-9-padisah-eskitti.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 11:20:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İstanbul Editörü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[1777]]></category>
		<category><![CDATA[1934]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülaziz]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülmecid]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Bitlis]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyanın En Yaşlı Adamı]]></category>
		<category><![CDATA[ermeniler]]></category>
		<category><![CDATA[I. Abdülhamid]]></category>
		<category><![CDATA[II.Abdülhamid]]></category>
		<category><![CDATA[III. Selim]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya]]></category>
		<category><![CDATA[IV. Mustafa]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt]]></category>
		<category><![CDATA[libra yayınları]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmed Reşad]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlüt Çelebi]]></category>
		<category><![CDATA[Mutkili Şerif Mirza]]></category>
		<category><![CDATA[Rumlar]]></category>
		<category><![CDATA[şeyh sait]]></category>
		<category><![CDATA[V. Murad]]></category>
		<category><![CDATA[Vahdettin]]></category>
		<category><![CDATA[yahudiler]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan]]></category>
		<category><![CDATA[zaro ağa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ogretmenlerodasi.org/go/?p=9490</guid>
		<description><![CDATA[Zaro Ağa 157 yılda 9 padişah eskitti, Cumhuriyet devrine yetişti, Atatürk’ten dört yıl önce hayata veda etti&#8230; Sırasıyla I. Abdülhamid, III. Selim, IV. Mustafa, Abdülmecid,<br /><br /><a href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/157-yil-yasadi-9-padisah-eskitti.htm">Continue Reading </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Zaro Ağa 157 yılda 9 padişah eskitti, Cumhuriyet devrine yetişti, Atatürk’ten dört yıl önce hayata veda etti&#8230;</strong></p>
<p>Sırasıyla I. Abdülhamid, III. Selim, IV.  Mustafa, Abdülmecid, Abdülaziz, V. Murad, II.Abdülhamid, Mehmed Reşad,  Vahdettin ve Cumhuriyet’ten sonra Atatürk devrine kadar ömür süren Zaro  Ağa’nın da artık bir kitabı var. Libra yayınları arasında çıkan  “Dünyanın En Uzun Yaşayan Adamı Zaro Ağa” adlı kitabı Mevlüt Çelebi  hazırlamış.</p>
<p>Zaro  Ağa Osmanlı devrinden Cumhuriyet devrine taşınmış bir halk kahramanıydı.  Aslen Bitlis &#8211; Mutkili Şerif Mirza aşiretine bağlı bir Kürt olan Zaro  Ağa, İstanbul’da inşaat işçiliği, hamallık yaparken tanınmıştı. İleri  yaşına rağmen ağır yükler kaldırıyordu. Gücü kuvvetinin yanı sıra  uysallığı, kalender meşrep karakteriyle de esnafın sevgilisi olmuştu.  1777 doğumlu Zaro Ağa 29 Haziran 1934 tarihine kadar tamı tamına bir  buçuk asırdan fazla yaşadı. O Selimiye Kışlası’nın inşaatında bile  çalışmıştı. Bilhassa Karaköy, Eminönü esnafı onu çok sever, kollardı.  Çok sayıda evlilik yapan Zaro Ağa’nın beşi kız, 13 çocuğu oldu, 30’dan  fazla torun ve bir o kadar torun çocuğu ve hatta torununun torununu  gördü.</p>
<p>1920’ler,  30’larda Amerika’ya göç eden Rumlar, Ermeniler, Yahudiler orada eğlence  sektörü içinde ilginç bir pazar oluşturmuştu. Bunu bilen uyanık  organizatörler İstanbul’dan Amerika’ya dansöz, sihirbaz götürüyor,  konserler düzenliyorlardı. Memleket hasreti çeken göçmenlerin çok rağbet  ettiği bu turnelere, “Dünyanın En Yaşlı Adamı” sıfatıyla Zaro Ağa da  katılmıştı. Amerikan barlarında viski içti, çarliston yaptı, barbekü  partilerine katıldı, gazetelere, radyolara misafir edildi. Keza yaşlı  Kürt Avrupa’da da dolaştırıldı. Yunanistan, İtalya, İngiltere  turnelerinde organizatörlere epey para kazandırdı. İki kez Atatürk’ün  huzuruna çıkan Zaro Ağa, Şeyh Sait isyanı sırasında, “O melûnu iyi  tanırım” demesiyle vaktin gazete manşetlerine de konu olmuştu.</p>

<p class="sayac_bilgi">Toplam 836 kez,bugün 0 kez okundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/157-yil-yasadi-9-padisah-eskitti.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pamuk: Hep yalnız bir yazardım&#8230;</title>
		<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/pamuk-hep-yalniz-bir-yazardim.htm</link>
		<comments>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/pamuk-hep-yalniz-bir-yazardim.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Aug 2010 20:32:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İstanbul Editörü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[12 Eylül]]></category>
		<category><![CDATA[1980]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[AKP]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Banu Güven]]></category>
		<category><![CDATA[dünya edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Irak]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kara]]></category>
		<category><![CDATA[kiran desai de]]></category>
		<category><![CDATA[Manzara]]></category>
		<category><![CDATA[masumiyet müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[Mazaradan Parçalar]]></category>
		<category><![CDATA[Nişantaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Nobel Edebiyat Ödülü]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Pamuk]]></category>
		<category><![CDATA[resim malzemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[ressam orhan pamuk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ogretmenlerodasi.org/go/?p=9324</guid>
		<description><![CDATA[Yeni kitabını ilk kez NTV&#8217;ye anlatan Orhan Pamuk, &#8220;Hep yalnız bir yazardım hiç edebi bir cemaatim olmadı. Şimdi bu yaşta edebi bir cemaate ait olmak<br /><br /><a href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/pamuk-hep-yalniz-bir-yazardim.htm">Continue Reading </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yeni kitabını ilk kez NTV&#8217;ye anlatan Orhan Pamuk, &#8220;Hep yalnız bir  yazardım hiç edebi bir cemaatim olmadı. Şimdi bu yaşta edebi bir cemaate  ait olmak isteyebilirim, tabii fikirlerimi değiştirmeden.&#8221;</strong></p>
<p>Nobel Edebiyat Ödülü sahibi yazar Orhan Pamuk,  yeni kitabı “Mazaradan Parçalar”, hayat, sokaklar, edebiyat, siyaset  hakkında Banu Güven’e konuştu.</p>
<p>Pamuk&#8217;un özel röportajından satır başları:</p>
<p>&#8221;*  Bir dışımızdaki dünya vardır, &#8216;manzara&#8217;yla bunu anlatmak istedim. Bir  de, yazarın kendi kişiliği vardır. Bu kitap; İstanbul hakkında, Türkiye  hakkında; yemek yeme alışkanlıklarımızdan siyasete kadar&#8230; Bütün  kültüre açılan bir kitap. Yazarlar önemli buldukları etkilendikleri  deneyimler üzerinden kitaplarını kurarlar. Ama bazılarına yer verirler,  bazılarına vermezler. Mesela, babamın ölümü üzerine yazdığım yazı da bu  kitapta var&#8230;</p>
<p>&#8216;Her erkeğin ölümü babasının ölümüyle başlar&#8217; <strong><strong>(Kitaptan)</strong></strong></p>
<p>*  Kitaplarımın eğleneceli olmasını ve okuru gülümsetmesini isterim. Tek  amaç bu değildir ama denge önemli&#8230; Benim yazarlığımda kahramanları  suçlamaktan çok, bütün kahramanlara hak verme, onları anlama isteği  öndedir. Ama onların fikirleri çatışır. Bu çatışmayı gerçek kılmanın,  ahlaki yargı vermemenin bir yolu da her şeye gülümsemektir. bütün  kitaplarımın okuru gülümsetmesini istedim.</p>
<p><strong><strong>RESSAM ORHAN PAMUK</strong></strong><br />
*  Bu kitapta ressam Orhan da bir şekilde ortaya çıkıyor. Ressam olmaktan  nasıl vazgeçtim sorusunu sorunca kendimi psikolog karşısında gibi  hissediyorum. 2 yıl evvel Amerika&#8217;dayken resim malzemeleri satan bir  dükkana girdim ve resim malzemeleri satın aldım. Böyle bir planım yoktu.  Kendiliğinden oldu ve tekrar resim yapmaya başaldım. Resim ile yazı  arasındaki derin ilişki ile ilgili şunu diyebilirim: Resim yaparken daha  mutlu oluyorum ama yazı yazmak beni daha çok tatmin ediyor.</p>
<p>*  Bir roman binlerce yaprağı olan bir ağaca benzer. Yazar binlerce kere  düşünür. Ben onları yazmaya başlamadan evvel düşünürüm. Notlar almaya  başlarım. Ben o defterdeki notlardan en beğendiklerimi biraz  değiştirerek bu kitapta yayınlıyorum.</p>
<p><strong><strong>ROMANCILIĞIMA GERİ DÖNMEK İSTİYORUM</strong></strong><br />
*  Masumiyet Müzesi çok büyük bir proje haline geldi. Artık bitirmeye  yakınız. Ama çok zamanımı aldı. Müze büyük bir proje haline geldi ama  ben romancılığıma dönmek istiyorum. Hayatımda ilk kez 4 aydır roman  yazmıyorum.</p>
<p>*  Hayatta insanın bir cemaatinin olmasının iyi bir şey olduğuna bugün,  sizinle şu anda konuşurken inanıyorum. Ama cemaate ait olmak cemaat gibi  düşünmesi anlamına gelmemeli. Bana yapılan eleştirilerin her zaman  fazla olduğunu düşünmüşümdür. Sebepleriyle ilgili konuşmayayım. Ama  edebi cemaat zayıf, küçük bir cemaattir, o yüzden siyasal sorunlarımın  bu ölçüde vahim olmasının nedeni edebi cemaatler değil. Hiç edebi bir  cemaate ait olmadım, bu çok önemli bir konu da değil. Yani hep yalnız  bir yazardım ama yaşım ilerledikçe daha büyük bir edebi cemaate ait  olmak isterim, tabii fikirlerimi değiştirmeden&#8230;</p>
<p>*  Roman sanatının kalbinde yazarın milli okuruna seslenmesi vardır. roman  öyle çıkmıştır. Yazarken ilk dürtüm Türk okurunu düşünmek ama elbette  dünya okuru için de yazıyorum. Ben en çok Türkiye&#8217;de kalıcı olacağımı  biliyorum, onun için önce Türkiye&#8217;deki okur için yazıyorum. Burada bir  suç ve günah vardır. Çünkü siz kendi ülkenizi dünya okuru için  anlatırken, dünya okurunun ilgisini çekecek şekilde değiştirebilirsiniz.  Benim için ahlaki dürtü bunu yapmamaktır. Ama öte yandan yerel olmanın  da şöyle bir sakıncası vardır: Her konuda herkes gibi düşünmeye  başlarsınız. Örneğin, tabuların dışına çıkamazsınız&#8230;</p>
<p><strong><strong>ABD IRAK EDEBİYATINI TANISAYDI 150 BİN KİŞİYİ ÖLDÜRMEZDİ</strong></strong><br />
*  Dünyada edebi bakımdan bir temsiliyet dengesizliği var. Dünyanın geri  kalanı Batı&#8217;dan özellikle, İngilizce yazan yazarlardan şikayetçi. Bir  milyarlık Çin&#8217;in temsilcisi yok. Onlarda da öfke var. İnsanlığını,  hikayelerini işitmediğimiz milleti suçlayabiliriz. Amerikalılar Irak  edebiyatını tanısaydı, ABD Irak&#8217;ta 150 bin kişiyi öldüremezdi. Önemli  olan kimliğiniz değil insanlığınızdır. evet ikisi birbiriyle yakından  ilişkilidir ama insanlığın kimliği aşan bir tarafı vardır. Tarihe olan  borcumuz insan olmaya olan borcumuzdan daha azdır.</p>
<p>*  Türkiye Batı&#8217;yı taklit eden zenginlerin ülkesi değil artık. Bugün,  Türkiye&#8217;de hakim olanların Batı taklitçiliği yaptığını söyleyemem.  Türkiye&#8217;de köylüler zenginleşti. Türkiye&#8217;de toplumsal kaynaşma çok  büyük. Köylüler zenginleşti. Kimliklerini şehirlere vurdular, toplumsal  güç haline geldiler, yukarıdakileri sarstılar. Bugün daha karmaşık  güçler var. Türkiye&#8217;nin kültürü şekilleniyor. Türkiye tek bir merkezin  kontrolünden çıktı. Kimsenin tek başına kontrol edemeyecği bir şey bu.  Askerlerin, bürokrasinin kontrol edemeyeceği bir yapı&#8230;&#8221;</p>
<p><strong><strong>YENİ ROMANIM BİR BOZACIYLA İLGİLİ</strong></strong><br />
*  Bir bozacı hakkında kitap yazıyorum. Şehrin altkültürüyle ilgili bir  panaroma. Şehrin yaşaması zor yerlerinde yaşayan satıcıların hayatıyla  ilgili. Nişantaşı değil bu seferki romanımın konusu. Şehrin en yoksul  yerlerinde yaşamış olanlar&#8230; İlk elden tanımış olduğuım insanlar da  değil, romanımın zayıf yönü bu olabilir. Bir  anlamda röportajlar  yaparak, insanlarla tanışarak bu konuda bilgi sahibi oluyorum, bir  yandan da ait olmak, cemaate ait olmak, yalnız kalmak gibi şeyleri de  irdeleyen bir roman.</p>
<p>*  Kız arkadaşım, Kiran Desai de romancı. İki romancının birlikte olması  benim için de, ikimiz için de rahatlatıcı bir şey. Gördüğünüz gibi  yaşadığım kişisel şey hakkında konuşurken tutuk oluyorum. Onun için çok  fazla bir şey söyleyemeyeceğim.</p>
<p>*  Eskiden, gençliğimdeki küçük hatıra defteri tutma alışkanlığıma geri  döndüm. Durmadan not alıyorum. Yazı benim için yalnızca bir teselli  değil, hayata hazırlayan, daha güçlü bağlayan, hayata daha güçlü bakmamı  sağlayan bir güç de.</p>
<p>*  &#8216;Kar&#8217; romanında biraz alaycılıkla yazdığım bazı şeyler, bugün Ergenekon  dediğimiz süreçlerle aşağı yukarı ortada. Biraz benzerlik de  gösteriyor. İster inanırsınız, ister inanmazsınız. Ama askerin siyasete  karışması, bunun için yapılan kışkırtmalar gibi gelişmeler Ergenekon&#8217;la  birlikte ortaya çıkmış değil, bu 50 yıldır böyleydi.</p>
<p><strong><strong>REFERANDUMDA OYUM EVET</strong></strong><br />
* Pamuk, darbenin 30. yıldönümünde kurulan sandıkta &#8216;evet&#8217; diyeceğini de söyledi.</p>
<p>Anayasa  değişikliğini onaylamanın &#8220;AKP’yi desteklemek ya da hükümete güvenoyu  vermek anlamına gelmeyeceğini&#8221; belirten yazar Pamuk, referandumda &#8216;evet&#8217;  oyu kullanıp, seçimlerde AKP’ye oy atmayacak çok sayıda kişi  olabileceğine de dikkat çekti.</p>
<p><strong><strong>&#8220;12 EYLÜL&#8217;ÜN KENDİSİNDEN MEMNUN DEĞİLİM&#8221;</strong></strong><br />
1980  askeri darbesiyle birçok insanın büyük sıkıntılar yaşadığını  hatırlatan, 12 Eylül ile hesaplaşmak gerektiğini ifade eden, yeni  Anayasa’yı bu hesaplaşmanın yolunu açan bir kapı olarak gördüğünü  vurgulayan Pamuk şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Benim  Anayasa değişikliğindeki oyum evet&#8230; 12 Eylül anayasasından zaten  memnun değilim. Anayasadan çok fazla anlamam çünkü siyasi ve hukuki bir  belgedir. Ben, 12 Eylül&#8217;ün kendisinden memnun değilim.</p>
<p>Bazı  seçmenler de işin siyasileşmesi yüzünden 12 Eylül’e önem vermiyorlar.  Bu, mevcut hükümete hayır kampanyası haline sokulduğu için hayır  diyecekler. Bu anayasa değişikliklerine hayır diyenlerin bir kısmının,  değişkliklerin iyi olduğunu düşündüklerine inanıyorum&#8230;&#8221;</p>
<p>Anayasa’nın  kabul edilmesi durumunda darbe dönemi yöneticilerine yargı yolunun  açabileceğine de işaret eden Pamuk, yargı süreci başlamasa bile  referandum sayesinde 12 Eylül’ün vicdanlarda mahkum edileceğini  sözlerine ekledi.</p>
<p><strong><strong>KURBAN OLARAK GÖSTERİLMEK İSTEMEM</strong></strong><br />
Baskı  var ama benim yaşadıklarım bir önceki kuşağın yaşadıkları yanında  devede kulak kalır. Bunu da belirteyim. Kurban olarak gösterilmek  istemem, ben yaşadıklarımı dönüştürmek istiyorum. Günlük hayatımda  yaşadığım öfkelerim avar ama bunu dile getirmekten ziyade yaşadığım  hayatın güzel doluğunu söylemek isterim.&#8221;</p>

<p class="sayac_bilgi">Toplam 102 kez,bugün 0 kez okundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/pamuk-hep-yalniz-bir-yazardim.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Polisiyenin kraliçesi 120 yaşında</title>
		<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/polisiyenin-kralicesi-120-yasinda.htm</link>
		<comments>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/polisiyenin-kralicesi-120-yasinda.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Aug 2010 21:45:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İstanbul Editörü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[12 Ocak 1976]]></category>
		<category><![CDATA[agatha christie]]></category>
		<category><![CDATA[Altın Kitaplar]]></category>
		<category><![CDATA[Gizli Düşman']]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an ve İncil]]></category>
		<category><![CDATA[malikanedeki esrar]]></category>
		<category><![CDATA[Mathew Prichard]]></category>
		<category><![CDATA[Nil’de Ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[Polisiye Edebiyatı Kraliçesi]]></category>
		<category><![CDATA[Shakespeare]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ogretmenlerodasi.org/go/?p=9169</guid>
		<description><![CDATA[Dünyanın en çok okunan polisiye roman yazarlarından Agatha Christie, 120. doğum günü kutlamaları kapsamında İstanbul&#8217;da düzenlenecek özel bir etkinlikle anılacak. Polisiye Edebiyatı Kraliçesi&#8217; olarak tanımlanan<br /><br /><a href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/polisiyenin-kralicesi-120-yasinda.htm">Continue Reading </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünyanın en çok okunan polisiye roman yazarlarından Agatha Christie,  120. doğum günü kutlamaları kapsamında İstanbul&#8217;da düzenlenecek özel  bir etkinlikle anılacak.</strong></p>
<p>Polisiye Edebiyatı Kraliçesi&#8217; olarak tanımlanan  Agatha Christie&#8217;nin 120. doğum günü olan 15 Eylülde İstanbul&#8217;da özel  bir etkinlik düzenlenecek.</p>
<p>Christie&#8217;nin  Türkiye yayıncısı Altın Kitaplar&#8217;ın ev sahipliğinde yapılacak  etkinliğe, yazarın torunu Mathew Prichard ile &#8221;Agatha Christie&#8217;nin  Gizli Defterleri&#8221; adlı kitabın yazarı John Curran katılacak.Kitapları  satış rekorları kıran, oyunları sahneye konulan ve parlak zekasını  eşsiz kalemiyle birleştirerek edebiyatta sarsılmaz bir konum edinen  Christie, 12 Ocak 1976&#8242;da hayata gözlerini kapadı.</p>
<p>Christie&#8217;nin kitapları, kutsal kitaplar (Kur&#8217;an ve İncil) ile Shakespeare&#8217;den sonra en çok satan kitap olma özelliğini taşıyor.</p>
<p>NTV  Yayınları&#8217;ndan çıkan Çizgi Roman Polisiye Klasikleri serisinde de  Agatha Christie&#8217;nin kitapları yer alıyor. Seride şu ana kadar çıkan  kitaplar arasında Christie’nin &#8216;Şark Ekspresi’nde Cinayet&#8217;, &#8216;Gizli  Düşman&#8217;, &#8216;Nil’de Ölüm&#8217; ve &#8216;Malikânedeki Esrar&#8217; hikayeleri bulunuyor.</p>

<p class="sayac_bilgi">Toplam 110 kez,bugün 0 kez okundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/polisiyenin-kralicesi-120-yasinda.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Camiye ticari bir anlam yükleniyordu&#8217;</title>
		<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/camiye-ticari-bir-anlam-yukleniyordu.htm</link>
		<comments>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/camiye-ticari-bir-anlam-yukleniyordu.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Aug 2010 07:46:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İstanbul Editörü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[beyazıt meydanı]]></category>
		<category><![CDATA[Fuar]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[sahaflar çarşısı]]></category>
		<category><![CDATA[sultanahmet]]></category>
		<category><![CDATA[Timaş Yayınları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Diyanet Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ogretmenlerodasi.org/go/?p=8880</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı kapılarını açtı ama ilk hafta kitaplara ilgi yoktu&#8230; İlgisizliğin nedeni neydi? Ve fuar neden bu sene Sultanahmet&#8217;ten Beyazıt&#8217;a taşındı? Her<br /><br /><a href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/camiye-ticari-bir-anlam-yukleniyordu.htm">Continue Reading </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı kapılarını açtı ama ilk hafta  kitaplara ilgi yoktu&#8230; İlgisizliğin nedeni neydi? Ve fuar neden bu sene  Sultanahmet&#8217;ten Beyazıt&#8217;a taşındı?</strong></p>
<p>Her yıl Ramazan ayı etkinlikleri kapsamında  Sultanahmet Cami’nde düzenlenen Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı’nın bu  seneki adresi Beyazıt oldu.</p>
<p>İstanbul  2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve  Türkiye Diyanet Vakfı’nın işbirliğiyle 13 Ağustos Cuma günü açılan 29.  Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı, bu sene Beyazıt Meydanı’nda geniş bir  alanda yer alıyor. Öyle ki, fuarın hala Sultanahmet&#8217;te olduğunu zanneden  kişiler olmasına rağmen, bu yaz sıcağında Beyazıt&#8217;a kitap almaya  gelenlerin sayısı oldukça fazla.</p>
<p>Dini  nitelikli kitapların ağırlıkta olduğu ama bunun yanında az da olsa  tarih, felsefe, kültür kitaplarının da bulunduğu fuarda standı olan  yayınevlerinden Timaş Yayınları, İnsan Yayınları, Nesil Yayınları ve  Küre Yayınları&#8217;ndan yetkililer ile fuara olan ilginin ne düzeyde  olduğunu konuştuk.</p>
<p>Fuarla ilgili sorularımızı yanıtlayan yayınevi  yetkilileri, fuara olan ilginin gün geçtikçe arttığını, özellikle  haftasonları, ciddi bir yoğunluk yaşadıklarını belirtti. Fuarın açılış  tarihinin aslında 17 Ağustos olarak belirlendiğini, daha sonra açılışın  erkene alındığını ve bu nedenle ilk haftalarda birtakım aksaklıklar  yaşadıklarını ifade eden yetkililer, eksikliklerin gün geçtikçe  giderildiğini söyledi.</p>
<p><strong><strong>&#8216;Sıcaktan ilgi yoktu&#8217;</strong></strong><br />
İlk  zamanlardaki ilgisizliği havaların sıcak olmasına bağlayan yayıncılar,  önümüzdeki günler için ise oldukça umutlu. Hava sıcaklığı, insanların  oruçlu olması gibi etkenlerin bir araya gelerek satışları düşürdüğünü  savunan Nesil Yayınları yetkilisi bu durumun düzelmeye başladığını  zamanla daha da iyi hale geleceğini ve satışların tatmin edici seviyeye  ulaşacağını söyledi.</p>
<p><strong><strong>&#8216;Camiye ticari bir anlam yükleniyordu&#8217;</strong></strong><br />
Fuarın  Beyazıt’a taşınmasıyla ilgili konuşan Timaş Yayınları yetkilisi, ‘Fuar  zaten çok eskiden Beyazıt’ta yapılıyordu. Sonra Sultanahmet’e taşındı.  Bence tekrar buraya gelmesi iyi oldu; çünkü Sultanahmet’te fuar için  özel bir alan yoktu, caminin avlusunda satış yapıyorduk. Bu da camiye  ticari bir anlam yüklüyordu; fakat şimdi burada kendimize ait bir  alanımız var’ dedi.</p>
<p><strong><strong>&#8216;Fuarı hala Sultanahmet’te sanıyorlar&#8217;<br />
</strong></strong>Satışların  geçen senenin gerisinde olduğuna dikkat çeken İnsan Yayınları  sorumlusu, reklamların azlığı nedeniyle fuarın hala Sultanahmet’te  olduğunu sananların olduğunu belirtti. Bu konuda basının yeterli  tanıtımı yapmadığını söyleyen yetkililer, fuarın reklama ihtiyaç  duyduğunu da ekledi.Fuarın  Beyazıt’ta açılmadan önce Sahaflar Çarşısı’nda gerginlik yarattığının  hatırlatılması üzerine Timaş Yayınları yetkilisi, ‘Fuarla birlikte çarşı  da çalışıyor. Bir yerde bu fuar onlara da yardımcı oluyor’ dedi.</p>

<p class="sayac_bilgi">Toplam 117 kez,bugün 0 kez okundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/camiye-ticari-bir-anlam-yukleniyordu.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Tim Burton Sanatı&#8217; kitap oldu</title>
		<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/tim-burton-sanati-kitap-oldu.htm</link>
		<comments>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/tim-burton-sanati-kitap-oldu.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Aug 2010 14:55:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İstanbul Editörü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Alice in Wonderland]]></category>
		<category><![CDATA[Allison Abbate]]></category>
		<category><![CDATA[batman returns]]></category>
		<category><![CDATA[Christopher Lee]]></category>
		<category><![CDATA[Johnny Depp]]></category>
		<category><![CDATA[Other Stories]]></category>
		<category><![CDATA[steelespublishing.com]]></category>
		<category><![CDATA[The Art of Tim Burton]]></category>
		<category><![CDATA[The Melancholy of Oyster Bo]]></category>
		<category><![CDATA[The Nigthmare Before Christmas]]></category>
		<category><![CDATA[The World of Stainboy]]></category>
		<category><![CDATA[tim burton]]></category>
		<category><![CDATA[Tim Burton Sanatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ogretmenlerodasi.org/go/?p=8371</guid>
		<description><![CDATA[Uçuk kaçık filmlerin yönetmeni Tim Burton, filmlerinde yer alan karakterlerin çizimlerini bu kitapta topladı. &#8220;Batman Returns&#8221;, &#8220;The Nigthmare Before Christmas&#8221;, &#8220;Alice in Wonderland&#8221; gibi gişede<br /><br /><a href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/tim-burton-sanati-kitap-oldu.htm">Continue Reading </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uçuk kaçık filmlerin yönetmeni Tim Burton, filmlerinde yer alan karakterlerin çizimlerini bu kitapta topladı.</strong></p>
<p>&#8220;Batman Returns&#8221;, &#8220;The Nigthmare Before  Christmas&#8221;, &#8220;Alice in Wonderland&#8221; gibi gişede ses getiren filmlerin  yönetmeni Burton; filmlerinde kullandığı karakterlerin çizimlerini &#8220;The  Art of Tim Burton/ Tim Burton Sanatı&#8221; adlı bir kitapta topladı.</p>
<p>Kitap, usta yönetmenin 40 yıllık sanat yaşamından film konseptlerine kadar bir çok konuyu içeriyor.Ayrıca, 434 sayfalık olan &#8220;The Art of Tim Burton&#8221;, 13 farklı bölümden oluşuyor ve Burton&#8217;ın sanat anlayışını okuyucuya sunuyor.Kitapta, aynı zamanda, Burton&#8217;ın Allison  Abbate, Johnny Depp, Christopher Lee gibi yakın arkadaşlarının da  başarılı yönetmenin özel hayatı ve sanat anlayışı ile ilgili düşünceleri  yer alıyor.</p>
<p>Ayrıca,  kitapta yönetmenin resimli şiir kitabı &#8220;The Melancholy of Oyster Boy  &amp; Other Stories ve The World of Stainboy&#8221;dan da çeşitli eklemeler  bulunuyor.Sadece 1000 adet basılan bu kitap sadece internet üzerinden, steelespublishing.com adresinden satışa sunuldu.</p>

<p class="sayac_bilgi">Toplam 136 kez,bugün 0 kez okundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/tim-burton-sanati-kitap-oldu.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Can Yücel&#8217;in anısına</title>
		<link>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/can-yucelin-anisina.htm</link>
		<comments>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/can-yucelin-anisina.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Aug 2010 14:07:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İstanbul Editörü</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Ataol Behramoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Can Yücel]]></category>
		<category><![CDATA[Can Yücel Kahvesi]]></category>
		<category><![CDATA[Çetin Öner]]></category>
		<category><![CDATA[Datça]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat günleri]]></category>
		<category><![CDATA[Faruk Şüyün]]></category>
		<category><![CDATA[güzel yücel]]></category>
		<category><![CDATA[Koray Feyiz]]></category>
		<category><![CDATA[Muğla]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ogretmenlerodasi.org/go/?p=8356</guid>
		<description><![CDATA[Türk şiirinin dev ismi, 11 yıl önce bugün hayatını kaybetmişti&#8230;Şair Can Yücel, ölümünün 11. yıl dönümünde Muğla&#8217;nın Datça ilçesindeki evinde ve mezarı başında anıldı.Datça Edebiyat<br /><br /><a href="http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/can-yucelin-anisina.htm">Continue Reading </a> &#187;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türk şiirinin dev ismi, 11 yıl önce bugün hayatını kaybetmişti&#8230;Şair Can Yücel, ölümünün 11. yıl dönümünde Muğla&#8217;nın Datça ilçesindeki evinde ve mezarı başında anıldı.Datça  Edebiyat Günleri etkinliği kapsamında düzenlenen anma töreninde ilk  olarak katılımcılar, Eski Datça Mahallesi&#8217;nde bulunan şairin evini  ziyaret etti. Ziyarette Yücel&#8217;in evini gezen sevenleri, anı defterine  duygularını yazdı.</p>
<p>Anma  programı kapsamında Can Yücel Kahvesi&#8217;nde, Ataol Behramoğlu, Koray  Feyiz, Çetin Öner, Faruk Şüyün ve Can Yücel&#8217;in kızı Güzel Yücel&#8217;in  konuşmacı olarak katıldığı &#8221;Öyle Rüzgar Esiyor Ki Bu Datça&#8217;da&#8221; isimli  söyleşi gerçekleştirildi.</p>
<p>Güzel Yücel, söyleşinin açılışında yaptığı  konuşmada, &#8221;Babamı anlatmak çok zor. Çok birikimli, çok yürekli insandı  ve bir o kadar da sadeydi. Babam hep çocuklara &#8216;Yaptığınız işi iyi  yapın, yaşamınıza geçirin onu&#8217; derdi. Bizi de öyle yetiştirdi&#8221; dedi.Söyleşinin ardından Can Yücel&#8217;in mezarı başında anma töreni yapıldı.</p>

<p class="sayac_bilgi">Toplam 103 kez,bugün 0 kez okundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ogretmenlerodasi.org/go/kultur-sanat/edebiyat/can-yucelin-anisina.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

